Yâr dediğin geceye düşen son yıldız değil miydi,
Karanlık büyüdükçe yolumu bulayım diye bıraktığın?
Şimdi gökyüzü sensiz,
Şimdi bütün yönler birbirine benziyor.
Bir adını anıyorum,
Bir ömrü taşıyormuş gibi yoruluyor dilim.
Rüzgâr senden haber getirmiyor artık,
Kapılar senden yana açılmıyor.
Yâr dediğin unutmaksa,
Neden her sabah seninle uyanıyor içimdeki eksiklik?
Yâr dediğin gitmekse,
Neden ardında kalan bütün yollar sana çıkıyor?
Ben seni beklemeyi öğrendim,
Saatlerden değil, yaralardan ölçüyorum zamanı.
Her gün biraz daha eskiyorum,
Her gece biraz daha sana dönüşüyor hasretim.
Bir yanım hâlâ geleceğin güne inanıyor,
Bir yanım çoktan vazgeçmiş bir sonbahar gibi.
Arasında kaldım;
Ne seni bırakabiliyorum,
Ne de seni bulabiliyorum.
Sormuyorum artık neden gittin diye,
Çünkü bazı cevaplar yarayı büyütür.
Ama şunu soruyorum sessizce göklere:
Yâr dediğin gerçekten yâr ise,
Bir kalbi böyle yarım bırakır mı?
Bir ömrü bir hatıraya bağlayıp
Uzakların koynuna saklanır mı?
Ben hâlâ aynı yerdeyim,
Adını içimde taşıyan son nefes gibi.
Ve hâlâ inanmak istiyorum;
Yâr dediğin bir gün döner diye...
Ama dönmezsen de bil,
Senden kalan acıyı da severim ben.
Çünkü bazı aşklar kavuşmak için değil,
Bir insanın ömrüne mühür olmak için gelir.
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 22:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



