Bir anne sıcak ekmeğini usulca bölerken yavrusuna,
Gizli bir evrimsel denklem işler damarların kuytusunda.
Bencil bir fısıltı dolaşır kısır arıların sönmüş kovanında,
Yüzde yetmiş beşlik bağ için, vazgeçer canından aslında.
Ödenen bedel faydadan küçükse, baştan yazılır kaderi,
Böylece ayakta kalır özveri, silinmez doğanın defteri.
Geceyi yırtan fedakâr bir bekçinin ıssız nöbeti gibi,
Çayır köpekleri ufka dikilir, unutup kendi emniyetini.
Tehlike sinsi sinsi yaklaşırken, susup yuvalara kaçmak varken,
Bir çığlık koparır yavrular ve kardeşler saklansın diye erken.
Kendi sonunu çağırmak pahasına yırtıcının gözünü üstüne çeken,
O sessiz genetik fısıltıdır, ölüm karşısında bu yiğit sesi yücelten.
Kış gecesi yolda kalmış birine uzatılan sıcak çorba misali,
Zifiri karanlıkta yazar vampir yarasalar bu dayanışma destanını.
Yetmiş saatlik amansız açlık, ölümle burun buruna gelmiş bir beden ,
Kendi kanını kusup dostuna can verir, hiçbir gen bağı beklemeden.
Hafızası tutar iyiliği, nankör olanı affetmez doğanın bu katı kuralı,
Karşılıklı bir özgeciliktir hayatta tutan o minik, titreyen kanatları.
Sonra insan çıkar sahneye, ahlaki üstbilişin o aydınlık ışığıyla,
Yırtıp atar doğanın hesapçı matematiğini merhametinin şefkatiyle.
Dünyanın öbür ucunda hiç görmediği, tanımadığı bir çocuğun acısı,
Sokağındaki komşusuyla eşitlenir, diner kalbindeki egoizmin sancısı.
Ne bir akrabalık arar bu erdem, ne gizli bir menfaat bekler,
Kültür ve gen el ele yürürken, insan kendini unutup âlemi sever.
Doğanın acımasız dengesinde usulca yeşeren o biyolojik mucize,
Artık vicdanın aynasında yansıyan, evrensel ve eşsiz bir şiirdir bize.
Kayıt Tarihi : 14.06.2026 13:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!