Yalan dolan işlerle, şımardı bu adamlar,
Kendini paşa sanıp, kabardı bu adamlar,
Boş laflar üreterek, kibirlendi madamlar,
Zavallı yürekleri, heder etti adamlar.
*
Maskeniz indi yere, aslınız bildiler,
Sahte kahramanlığın, defterini dürdüler,
Şehrimin dışındaki, mekanlara sürdüler.
*
Palavracı tayfası, uzaklarda tozuyor,
Gerçekler duyulunca, oyunları bozuyor,
Yazılan senaryolar, mezarları kazıyor,
Hilekarın kalemi, felaketi yazıyor.
*
Gerçek yiğit çıkınca, sahtekara sır kalmaz,
Karanlık aydınlanır, yüreklerde kor kalmaz,
Korkusuz adımlarla, aşılamaz zor kalmaz.
*
Rüzgara kapılarak, dağlardan uçanlar,
Korku dolu anlarda, inlerden kaçanlar,
Çaresiz insanlara, dertleri açanlar,
Sevgi dolu yollara, zehirler saçanlar.
*
Sizin asıl gücünüz, masumlara yeter,
Vicdansızca tavırlar, denizlerde biter,
Günah dolu sevdalar, uçuruma iter.
*
Çakalların gölgesi, aslanları yormaz,
Güneşin sıcaklığı, kayaları kırmaz,
Mertlik dolu yürekler, kötülükte durmaz,
Yiğitlerin adımı, zalimlerden korkmaz.
*
Hesabını sorarlar, canlara çatanlar,
Toprağına sarılır, hasretle yatanlar,
Karanlığa gömülür, gurbete batanlar.
*
Yumruğunu sıkarak, etrafa dalarsın,
Ahmetlerin canını, ateşte yakarsın,
Zehirli sular ile, nehirden akarsın,
Gururlanıp coşarak, dağları yıkarsın.
*
Gün gelir şu sokakta, boyunlar asılır,
Şeytanın oyunları, taşlara yazılır,
Zalimlerin sesleri, korkudan kısılır.
*
Tepelerden bakarak, alemleri süzer,
İnsanları kırarak, yürekleri üzer,
Çamurların içinde, derelerde yüzer,
Rüzgarların elinde, yaprakları ezer.
*
Sonunda düşeceksin, adımlar kayacak,
İnsanlık kuralını, insanlar sayacak,
Gerçeğin tokatları, gözleri oyacak.
*
Sürekli değişiyor, ahmakların işi,
Altın tasta sunulur, yılanların dişi,
Gösterişle süslenir, ovaların dışı,
Gönülleri paralar, korkakların kışı.
*
Ali'ye ve Veli'ye, emir veremezsin,
Masumların sırtından, sırra eremezsin,
Kirli tuzaklar ile, yola giremezsin.
*
Cesaretin sahtedir, rüzgarlarda yiter,
Yıldırımlar önünde, fırtınalar biter,
Gösterişli insanlar, insanları iter,
Harabeler içinde, hep baykuşlar öter.
*
Adımlar yavaşladı, tükendi nefesin,
Dağlara çarpıp dönen, yankılandı sesin,
Kodeslerin içinde, daraldı kafesin.
*
Yüksek perdeden çalıp, herkesi inletme,
Masalları okuyup, dertleri dinletme,
Temiz kalan suları, çamurla kirletme,
Garibanın sırtını, boş yere terletme.
*
Boyundan büyük işe, koşturup yorulma,
Boş sevdalar uğruna, boş yere vurulma,
Kirli kumpaslar ile, derneğe kurulma.
*
Oyunlar açık şimdi, perdeler iniyor,
Korku dolu yürekler, ayazda siniyor,
Savunmasız insanlar, toprağı eşiyor,
Yıkılan hayalleri, araftan taşıyor.
*
Gerçekleri bilenler, hesabı hep sorar,
Adaletin kılıcı, kalkanları yarar,
İhanetin bedeli, korkakları yorar.
*
Kendini ulu sanıp, tepeden gülenler,
Fitneler çıkararak, ateşi yakanlar,
Suyu bulandırarak, nehirden akanlar,
Kibirli adımlarla, dağları yıkanlar.
*
Kötülük tohumları, yeşerip dallanmaz,
Sahte kahramanlara, asla bel bağlanmaz,
Yolun sonuna geldin, adımlar hızlanmaz.
*
Yalanla kurulan ev, temelinden göçer,
Rüzgarın esmesiyle, tohumların biter,
Zehirle dolu tasın, içindeyken içer,
Korkuya kapılanlar, denizleri geçer.
*
Gerçekler fırtınadır, yüzüne vuracak,
Adalet terazisi, hesabı soracak,
İhanetlere karşı, akıllar yoracak.
*
Herkese emir verip, böbürlenip gezme,
Zayıf bilinenleri, boşa yere ezme,
Çaresiz insanları, kederleyip üzme,
Gönül denizlerinde, felaketle yüzme.
*
Meydanlar bize kaldı, diyerek sevinme,
Hasımları yenerek, zaferle övünme,
Mağlubiyet gelince, korkudan dövünme.
*
Rüzgar tersine eser, yiğidin önünde,
Bütün oyunlar biter, bir mahşer gününde,
Kalmaz kötü eserin, tarihin yönünde,
Sahtekârlar boğulur, yiğidin ününde.
*
Yolun sonu uçurum, uzağa dalarsın,
Bütün hesaplar şaştı, ateşi yakarsın,
Yalanlar denizinde, derine akarsın.
*
Çamur atan ellerin, sonunda kirlenir,
Masken indiği anda, yüreğin dertlenir,
Bağırsan da duyulmaz, soluğun gizlenir,
Kibirli adımların, uzaktan izlenir.
*
Köksüz ağaçlar, asla toprakta duramaz,
Sahte sevgiler, aşkı yürekle saramaz,
Hileyle uçan kuşlar, menzile varamaz.
*
İhanet dolu diller, ruhunu yaralar,
Gönüldeki sayfalar, durmadan karalar,
Samimiyet uzakta, dağları aralar,
Kötünün umutları, hedefi paralar.
*
Uçurum kenarında, adımlar yavaşlar,
Gün gelir ecel çatar, hep acılar başlar,
Sabah ayaz içinde, donacak o taşlar.
*
Bu destan elbet biter, oyunlar solacak,
Gökyüzü de kararıp, bulutla dolacak,
Zalimin tuzakları, boşlukta kalacak,
Masumun duaları, öcünü alacak.
*
Meydan geniştir, ama hainlere dardır,
Mertliğin kalesinde, saklı olan sırdır,
Adalet kılıçları, zalimlere kordur.
*
Ulu koca çınarlar, rüzgara direnir,
Sahte insanlar ise, tohumdan iğrenir,
Anadolu toprağı, sevgiyle bezenir,
Kahramanlar ölünce, destanı söylenir.
*
Son nefesin verirken, bedenler savrulur,
Karanlık mezarlarda, günahlar kavrulur,
İyi insan sonunda, felaha doğrulur.
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 15:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!