Yalan Dolan İşler Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4260

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Yalan Dolan İşler

Yalan dolan işlerle, şımardı bu adamlar,
Kendini paşa sanıp, kabardı bu adamlar,
Boş laflar üreterek, kibirlendi madamlar,
Zavallı yürekleri, heder etti adamlar.
*
Maskeniz indi yere, aslınız bildiler,
Sahte kahramanlığın, defterini dürdüler,
Şehrimin dışındaki, mekanlara sürdüler.
*
Palavracı tayfası, uzaklarda tozuyor,
Gerçekler duyulunca, oyunları bozuyor,
Yazılan senaryolar, mezarları kazıyor,
Hilekarın kalemi, felaketi yazıyor.
*
Gerçek yiğit çıkınca, sahtekara sır kalmaz,
Karanlık aydınlanır, yüreklerde kor kalmaz,
Korkusuz adımlarla, aşılamaz zor kalmaz.
*
Rüzgara kapılarak, dağlardan uçanlar,
Korku dolu anlarda, inlerden kaçanlar,
Çaresiz insanlara, dertleri açanlar,
Sevgi dolu yollara, zehirler saçanlar.
*
Sizin asıl gücünüz, masumlara yeter,
Vicdansızca tavırlar, denizlerde biter,
Günah dolu sevdalar, uçuruma iter.
*
Çakalların gölgesi, aslanları yormaz,
Güneşin sıcaklığı, kayaları kırmaz,
Mertlik dolu yürekler, kötülükte durmaz,
Yiğitlerin adımı, zalimlerden korkmaz.
*
Hesabını sorarlar, canlara çatanlar,
Toprağına sarılır, hasretle yatanlar,
Karanlığa gömülür, gurbete batanlar.
*
Yumruğunu sıkarak, etrafa dalarsın,
Ahmetlerin canını, ateşte yakarsın,
Zehirli sular ile, nehirden akarsın,
Gururlanıp coşarak, dağları yıkarsın.
*
Gün gelir şu sokakta, boyunlar asılır,
Şeytanın oyunları, taşlara yazılır,
Zalimlerin sesleri, korkudan kısılır.
*
Tepelerden bakarak, alemleri süzer,
İnsanları kırarak, yürekleri üzer,
Çamurların içinde, derelerde yüzer,
Rüzgarların elinde, yaprakları ezer.
*
Sonunda düşeceksin, adımlar kayacak,
İnsanlık kuralını, insanlar sayacak,
Gerçeğin tokatları, gözleri oyacak.
*
Sürekli değişiyor, ahmakların işi,
Altın tasta sunulur, yılanların dişi,
Gösterişle süslenir, ovaların dışı,
Gönülleri paralar, korkakların kışı.
*
Ali'ye ve Veli'ye, emir veremezsin,
Masumların sırtından, sırra eremezsin,
Kirli tuzaklar ile, yola giremezsin.
*
Cesaretin sahtedir, rüzgarlarda yiter,
Yıldırımlar önünde, fırtınalar biter,
Gösterişli insanlar, insanları iter,
Harabeler içinde, hep baykuşlar öter.
*
Adımlar yavaşladı, tükendi nefesin,
Dağlara çarpıp dönen, yankılandı sesin,
Kodeslerin içinde, daraldı kafesin.
*
Yüksek perdeden çalıp, herkesi inletme,
Masalları okuyup, dertleri dinletme,
Temiz kalan suları, çamurla kirletme,
Garibanın sırtını, boş yere terletme.
*
Boyundan büyük işe, koşturup yorulma,
Boş sevdalar uğruna, boş yere vurulma,
Kirli kumpaslar ile, derneğe kurulma.
*
Oyunlar açık şimdi, perdeler iniyor,
Korku dolu yürekler, ayazda siniyor,
Savunmasız insanlar, toprağı eşiyor,
Yıkılan hayalleri, araftan taşıyor.
*
Gerçekleri bilenler, hesabı hep sorar,
Adaletin kılıcı, kalkanları yarar,
İhanetin bedeli, korkakları yorar.
*
Kendini ulu sanıp, tepeden gülenler,
Fitneler çıkararak, ateşi yakanlar,
Suyu bulandırarak, nehirden akanlar,
Kibirli adımlarla, dağları yıkanlar.
*
Kötülük tohumları, yeşerip dallanmaz,
Sahte kahramanlara, asla bel bağlanmaz,
Yolun sonuna geldin, adımlar hızlanmaz.
*
Yalanla kurulan ev, temelinden göçer,
Rüzgarın esmesiyle, tohumların biter,
Zehirle dolu tasın, içindeyken içer,
Korkuya kapılanlar, denizleri geçer.
*
Gerçekler fırtınadır, yüzüne vuracak,
Adalet terazisi, hesabı soracak,
İhanetlere karşı, akıllar yoracak.
*
Herkese emir verip, böbürlenip gezme,
Zayıf bilinenleri, boşa yere ezme,
Çaresiz insanları, kederleyip üzme,
Gönül denizlerinde, felaketle yüzme.
*
Meydanlar bize kaldı, diyerek sevinme,
Hasımları yenerek, zaferle övünme,
Mağlubiyet gelince, korkudan dövünme.
*
Rüzgar tersine eser, yiğidin önünde,
Bütün oyunlar biter, bir mahşer gününde,
Kalmaz kötü eserin, tarihin yönünde,
Sahtekârlar boğulur, yiğidin ününde.
*
Yolun sonu uçurum, uzağa dalarsın,
Bütün hesaplar şaştı, ateşi yakarsın,
Yalanlar denizinde, derine akarsın.
*
Çamur atan ellerin, sonunda kirlenir,
Masken indiği anda, yüreğin dertlenir,
Bağırsan da duyulmaz, soluğun gizlenir,
Kibirli adımların, uzaktan izlenir.
*
Köksüz ağaçlar, asla toprakta duramaz,
Sahte sevgiler, aşkı yürekle saramaz,
Hileyle uçan kuşlar, menzile varamaz.
*
İhanet dolu diller, ruhunu yaralar,
Gönüldeki sayfalar, durmadan karalar,
Samimiyet uzakta, dağları aralar,
Kötünün umutları, hedefi paralar.
*
Uçurum kenarında, adımlar yavaşlar,
Gün gelir ecel çatar, hep acılar başlar,
Sabah ayaz içinde, donacak o taşlar.
*
Bu destan elbet biter, oyunlar solacak,
Gökyüzü de kararıp, bulutla dolacak,
Zalimin tuzakları, boşlukta kalacak,
Masumun duaları, öcünü alacak.
*
Meydan geniştir, ama hainlere dardır,
Mertliğin kalesinde, saklı olan sırdır,
Adalet kılıçları, zalimlere kordur.
*
Ulu koca çınarlar, rüzgara direnir,
Sahte insanlar ise, tohumdan iğrenir,
Anadolu toprağı, sevgiyle bezenir,
Kahramanlar ölünce, destanı söylenir.
*
Son nefesin verirken, bedenler savrulur,
Karanlık mezarlarda, günahlar kavrulur,
İyi insan sonunda, felaha doğrulur.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 15:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!