Kimedir bu hırçınlık,bedbinlik.
Kendinden kaçış nereye?
Gönül kaçanı kovalar elbet,
Fazla naz aşık usandırır.
Kapanır kapılar izime izime
Çaresizliğim vurulur yüzüme.
Atarlar kapı önüne.
Yalnızlık kaderime yazılmış bir kere.
Ne yapayım çekeriz delicesine.
“Söz var padişah gibi oturur cümlenin başına,
Söz var yağlı kendir olur geçer boynuna.”(Bahaettin KARAKOÇ)
Dilimizde sosyal,siyasi,dini, ve kültürel olarak yanlış anlaşılan,farklı algılanan kavramlar vardır.Bunlardan kimi anlam genişlemesine,kimisi anlam daralmasına uğramış,kimi de argoya kaçmıştır.Çok anlamlılık tabiidir dillerde.Kızıl elma,yavuz, yoldaş,üstad,şeyh,hemşeri vb.sözcükler bahsetmek istediğim..Kimimiz bu kavramları kullanmak istemeyiz,bunların yerine başka kelimeler kullanmaya özen gösteririz:Bunlara köylü,kentli,şehirli,dağlı kavramlarını da ekleyebiliriz.Kentleşme,kültürel gelişme ile birlikte sahiplenilen,belli bir kesimi alt tabaka göstermeye,şehre sokmamaya kadar abartılı davranışlara iten bir kavram olmuş.Türk edebiyatında da Hasan Boğuldu hikayesi bu konuyu işleyen en güzel, en hüzünlü bir öykü olmuştur..
Yavuz kelimesi eskiden “yiğit “anlamındayken şimdilerde hinlik düşünmek,uyanıklık anlamına kaymış.Yoldaş sözcüğünü samimi bulduğum bir arkadaşa karşı kullandım. Bana bir daha kullanma o kelimeyi.diye tepki aldım.Arkadaşımız Cengiz Dağcı'nın Yoldaşlar adlı kitabını okumayacak mı? Neden kelimelerden korkarız ki,kullandığımız manayı belki jest ve mimiklerle bildirmeye çalışırken.Üstad kelimesi günlük yaşamımızda herkesin diline dolanmış vaziyette ne anlama geldiğini bilenimiz ve bilmeyenlerimiz de kullanır olmuş..”Şair-i Azam”lara verilen bu kavram yerli yersiz kullanılmamalı benim görüşümce.Aynı şekilde”şeyh,şeyhim,halk dilinde şıhım “sözcüğü de gelişigüzel kullanılanlardan..Hemşeri,hemşerim,kavramı gurbet ellerde aidiyet duygusunun tavan yaptığı zamanlarda sığınılacak liman olmuş,kendisi gibi giyinen,konuşan,hatta yürüyen Anadolu insanımızca.Hemşo kelimesi argoya kaçar olmuş,veya belli bir kesimin kendine mal ettiği bir söz oluş.Üzülerek belirteyim ki”mal”kavramı da bu saydıklarım içinde.
Dilimizin çağa ayak uydurma,yeni gelişmelere karşı terimler üretme,yabancı dil baskılarından kurtarma gibi,güzel,edebi eserler üretme gibi büyük sorunları varken en iyisi ne söylediğimizi,nasıl söylediğimizi,hangi anlamı kastettiğimizi açık açık,vurgulu şekilde karşıya aktarabilmek herhalde.
04.06.2014
Zannetme pervane olmuş dünya etrafında.
Zinetleri şaşırtmasın.
Oyun, oyalanma yeridir
Unutmayasın.
Kerbela'nın kan u teri bir kıyamet.
Dünyada eşi görülmemiş melânet.
Âlî bir bakış ve feraset
Hüseynî duruş ve cesaret
Zeynepçe,zulümlere metanet.
Zemherinin karanlığında kalsam
Eylül akşamları serinliğin yüzüme sarsan.
Ah u zarıma acısan
El verir kalbimin kırgınlıkları.
26.05.2016
Kandil günleri,
Kandil gülleri,
Gönlümüz olsun
Kur ’an bülbülü.
Hayra ersin İslam ümmeti..
07.04.2016
Gülüm sen de solacaksın
Görkemli güzelliğin gidip.
Devran dönecek, kimler görecek.
Yarim, tepeden bakmaların öldürecek.
Bahtımı karalara boyayan
Kara saçlı dilberim
Ecel gelende
İsmin dillendiririm.
Eyvahlar o yâre ki
Eller için süslenir benim gülüm
Ellerçin öter nazlı bülbülüm.
İnadıma mı?
Ateşten oyuncaklar seçer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!