Senin olan şu kalbimin kapısı açık
Davetsiz gel bir gün, ya da bir gece
Hiç bir şey söylemen gerekmez
Tut ellerimi, dal gözlerime bir bak
Sana ait nice güzel dünyalar saklı.
Düşmüşüm yoluna, umutsuzum, hastayım
Beklerim doğasın sen, güneş gibi bahtıma
Temmuz sıcağında durmadan üşüyorum
Kordan ateşler gibi yanan tenini arıyorum.
Bazen tutar bir sara başımı, düşerim yere
(Hangi seven - sevilen yarınlara götürdü aşkını?)
Bu aşk hikaye yazıldı ta baştan
Seneler geçti düşmedi ki dilden
Ferhat,ın düşkünlüğü, şirin,in yanğınlığı
Böyle akacak yarınlara aşk esfanesi.
(farsak-cnm)
Seni sararken mor geceler, tatlı rüyalara
Pembe şafakları hayal ediyorum sensiz
Söylenmemiş kelimelerden şiirler yazıyorum
Uyanıpta başucunda belki beni bulursun diye.
Hayat bir şeyler anlatır her yaşta
Cezb eder süslü rengini boyasıyla
Anlatılmaz bir güzellik sarar ruhunu
Toz pembe her şey, nefes almak bile.
Hayat bir şeyler öğretir her yaşta
Bekledim de günlerce, aylarca, yıllarca
Mermerden bir heykele döndüm yolunda.
Aklımda, kalbimde, dilimde hep sendin
Alamadım bir haber senden, deli oldum.
Bilsen bu can neler çekti senin yüzünden
Sahnede bir hava, davul zurna, dümbelek
Böyle neşeli yaşamak ne güzel hayat, felek
Dünya alemin olsun, benim hazzım sevinç
Söylensin bin-bir makamda aşkın şarkıları.
Doğa güzel, içinde ceylan, kuzular ve kurtlar
Misina ipliğine bağlı hayatların
Girdabında dönerken başım
Toparlayamadıklarım bir cefa
Süzülmeyen bir çimdik huzur
Pencereye vuran yelde hüzün verirken
Yaşam dar geliyor, başvuruyorum
Bir gün beni anlayacaksın
Kim bilir zaman geç olacak
Keşkeler hiç fayda etmeyecek
Hiç yaşanmasaydı diyeceksin
Dolacak gözlerin anladıgında.
Ne çok ayrı kaldık birbirimizden
Silinmedi aklımızdan isimlerimiz
Yandık ta aşkın kızıl ateşlerinde
Sönmedi bir kor alev içimizde.
Amansız fırtınalar esti kimi zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!