Yakup Icik Şiirleri - Şair Yakup Icik

Yakup Icik

Susamış nice sevdalar solup, bir bir ölüyor
Aşkların umurunda mı sanki şu bedenler?
Yanmadan küle dönmüş, çöllerde savruluyor
Kumtanelerini andırır sanki güz gibi renginde.

Kaç sevgili bilir ardına bakmadan sevildiğini?

Devamını Oku
Yakup Icik

Sevildiğimizi sandığımız sevgililere yazdık
Sevmedim diyemedim hep yıllarca aldandık
Metanetin sabrına dayandık, ölümüne daldık
Sevmedim diyemedim hep yıllarca al / kandık
Gün aşırı kızıl akşamlarda tek başımıza kaldık.

Devamını Oku
Yakup Icik

akşam olur da çökünce karanlıklar odama
efkar basar ruhumu, neşem, keyfim gider
bir düşünce alır beynimi,her şey kabus olur
hüzün sarmalar her zerremi inceden inceye
kırılır şevkim de, dalamam rahat bir uykuya.

Devamını Oku
Yakup Icik

ayrilik kapiyi caldi bir kere
dönülmez yolun basindayiz
hasretler bundan sonra
gam, keder, cile pesimizde.

ayrilik kapiyi caldi bir kere

Devamını Oku
Yakup Icik

Bir tutkuydun aşkını tadacak
Gözlerine dalıp bakıp kalacak
Öyle değilmiş bunu geç anladım
Seviyor sanıp bir de gönül bağladım
Çaresizce alevler içinde harlandım.

Devamını Oku
Yakup Icik

Hiç bir anlamı yok, şu yokluğunda her şeyin
Tat almıyorum, hissetmiyorum sıcaklığını
Tutmak istediğim ellerine dokunamıyorum
Oysa; boş hayaller peşinde de koşmuyorum
Ben senin peşinden sürüklenmek istiyorum.

Devamını Oku
Yakup Icik

Gün yükledi derdini yüreğime
İçimden ağlayıp içmek geliyor
Ellerini tutamadığım seni
Kollarıma sarmak geliyor.

Bir içim su gibiydi hayat bize

Devamını Oku
Yakup Icik

Okyanus rengi gözlerinde çırpınıyorum, tutsan ellerimi
Endamın beni benden ediyor, geçiyorum kendimden
Bir de kapkara saçlarını yalarken, meltem rüzgarı
Dogrusu içimi dolduruyorsun baharların hazzı gibi
O sihirli gülüşlerinle seni gören kalp iflag olmaz ki.

Devamını Oku
Yakup Icik

sensiz geceler kapkara inince
gögsüm daralır, ruhum sıkılır
ışığım söner,başlar kabus saatleri
karabasanla boğuşurum odamda.

perdemi açıp bakarım dışarı

Devamını Oku
Yakup Icik

Düşlerim eski bir sandık içinde
Kurmaya korkuyorum, tadı nasıl?
Kimbilir, saçlarında meltem rüzgarı
Belki de öpüşlerini eller tadıyordur
Sensizliğin günahında boğuluyorum.

Devamını Oku