Kederden de ağır hasretin
Sevgilim kendini çok özlettin
Hava bulutlu, gözlerim yaşlı
Dokunsan sanki akacak gibi.
Günüm dünü yaşıyor seninle
Koyu mavi göğe düştü, çırpınır durur hayallerim
Venüs koynunda vakti dar zamansız düşünceler
İçimde ağlaşır bir naif dünya, sitemlerlerle sana
Haykırır dururum sessiz, kimsesiz meçhullerde
Umutsuz yarınlara boynu bükük salınıyorum yine.
Her şeyinle bir güzelliksin ruhumu açan
Daldıkça gözlerine geçiyorum kendimden
Eşsiz bir dünyan var kalbimin içlerinde
Zümrütten saraylarında, altından tahtında.
Seni sevdikçe göğe eriyor şu başım
Lodos, hüzün esiyor içime
Solgun darmadağınık anılar
Bir tek seni sevdim yar
Oysa, uzaktan yaram oldun
Gelmezliğin kanattı yaramı
Kaç defa niye ettim ölmeye
Dünyanın kederi yasladı başını omuzuma
Dertler katmer katmer, çöküyorum leyla
Ne vardı bırakıp ta gidecek, sebepsiz
Yokluğunda kimse sormuyor halimi leyla
Günler geçti, aylar geçti, yıllar geçti gitti
Sende geçti günlerim, yıllarım, paha biçilmez hayatım
Diktiğimiz o gül ağacı kurudu, soldu taze yaprakları
Buluştuğumuz yerler hayal olmuş, ayak izlerimiz silik
Gülücüklerimiz yalan oldu, masum bakışlarımız talan
Oysa çok değildi "seni sevmekten başka" istediğim
Yana yana düşleyip bekledigim sen, ah sevgili neden?
64
Ressam sanatı kirli, obsesif zihniyetlerin bilgilerini yıkmak için mükemmel bir yoldur.
Dağın eteğinde otlanır ceylan
Kanat çırpar kuşlar kutlanır
Berrak göl etrafında sazlıklar
58
Bazen dil susar, yürekler de öyle lakin; sabrın sonunda sessizlik her insanın vicdanından birgün gelir fışkırır.
deldik girdik yerin en dibine
ne sirlar cikarttik üstüne
evrendeki sesler cözülüyor artik
cözebilsek ne olur bir de su hosgörüyü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!