esip gittin sevgili bir rüzgar gibi
dağıttın kalbimde yerimi, yurdumu
bir bilsen ne kadar büyük acım, sızım
figanım arsa erer, dayanılmaz beter.
esiyor fırtına yıkıyor yerini bir bir
(iç sıkıntısı) 2
Penceremin perdesi yarı açık,dalıyorum dışarı
Umutlarım uçup gidiyor, gelmiyor geri
Ben hayatı böyle düşlememiştim oysa
Hergün bedenimden birşeyler alıp götürüyor.
Ben senin bir zamanLar
Sevgilindim, bir tanEndim
O çoban yıldızı gözlerinin yaşıydıM.
Göz-pınarlarından yüzüne akardım
Ama zAman degişti
Zaman beni kuruttu
Sevgili her gün seni yaşarım, girerim akşama
Odamda kırık bir masa, üstünde mum erimekte
Belli ki düşünce girdabında aklımı yiyip bitiren
Sensiz halimi bu muma döndürecek, korkarım.
Aşka gerilen kanatlarım kırık, bekliyor sarılmayı
Beni bir gün at gününden felek
Çarkı-felek bir zaman tutayım
Başımda yıldızlardan tacım olsun
Zil-zurna, kör-kütük sarhoş olayım
Delleneyim seniz başımda sara!
Herkesin bir yıldızı var gökte, benimkisi şu çobanyıldızı
Gezegenlerin içinde bir tek o saf, gümüş renkli bir sevgili
Aşkına amade el alem hatta; senin için yaratılan kainat
Güzelliğinin sırrına eremeyen in(s) an başkalaşıyor sende.
Lal-ü Aşk diyorum buna, kimseler bilmez, sen bile
Yetiyor endamın seni görüpte ardından bakanlara
Mahşer olsa da içim, seninle kurulu bir dünyam var
Renk cümbüşü ağıtlarım olsa da, çekiyorum bile bile
Ne zaman, nerede rastlayacaksa ölüm görmem bile.
"Herkesi mutlu etmeye çalışanlar, en sonunda, yalnız kalmaktadırlar."
Işıksız bir dünya içim, gam, keder dolu
Sessiz haykırışlarımın arşa kadar yolu...
Yay gerilirken gögsüme, aç kurtlar keyif çatıyor ölesiye
Kopmuş bir ağrı başımda, gözlerimden akan yaşlar bundandır
Dile gelen ne varsa suskunlarda izdivada, kalp gözleri kapalı
Boynum darağacında gerili, iskemleye fiske vurmaya ramak kala!
Hizaya gelmiş ne varsa darmadağın, köşe bucak kimbilir nerdeler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!