halesi ay kahve-rengi gözler,
rengini venüsten almış gümüş!
yıldızlar gıpta eder yanar-söner,
kimi kayar aşkla, kimi vals eder
yer-yüzü çiçeklerle donatılmış,
dağ-taş- renklerinde u/mutlu
Tutuşmuş gönül yanıyor dünyası içten içe
Alevleri kızıl volkanları andırır, lav gibi akar
Yetmiyor söndürmeye akan şu gözyaşları
Dağ gibi hasretin harında yanıyor cayır cayır.
Seni beklediğim yollarında kaldı gözlerim
Hasretin örüldü saçların gibi bölük bölük
Doyumsuz tat bıraktığın dudağımda izi durur
Bakışlarim asılı kalır ucsuz bucaksız boşluklarda.
Gidiyorsun ya yar, beni yarın başında bırakıp
Gözü dönmüş içimdeki sana olan duygularımın
Bir yanım uykuda, öbür yanım amansız oyun-bozan
Kal demekte gelmiyor içimden artık, anlasana
Geçmişi sarıp sarmaladım ben koynuma çoktan
İçinde bir tek sen varsın sarılı bohçamın
Beni terk edeceksin
Bunu bende biliyorum
Sana mutluluk diliyorum
Arkana bakmadan git.
Gözlerimden sana acıyı
Benim hafıza zamanla kaybolur, sizinki de öyledir!
Gerçekten bir şeyleri hatırlamak bu kadar mı uzak?
Eğer hala sevildiğinizi biliyorsanız,
Hatırlamaya calışın ve soluklanın oldugunuz yerde
Ve de şaşırtmasın sizi gurur, ya da her hangi bir takıntı.
Ama şimdi sadece bir çukura düşmüş gibi olmayın!
(Şair-Yazar)
o sizden farklı görür her şeyi.
imkansızlıklar onda çözülür
mutluluk yerini alır umutsuzlukların
dayanılmaz acılar hafifler tatlılıklar dizi dizi
Sordun birgün bana, güzel miyim
Güzellikten de öte bir şahesersin
O naif bakışlar delip geçiyor sineyi
Kalplerde taht kuruluyor sen kraliçe gibi.
Sordun lüle lüle saçlarım nasıl
Biliyor musun sevgili?
Hiç gidecegini düşünmedim
Şimdi anlamaya çalışıyorum lakin;
Kalbim isyanda
Geri dönmeyeceğin artık belli
Seni hep özleyecegim...
Mor gecelerin ardından doğacak elbette,
Pembe bir şafak.
Ve ben bu gibi bir sensizliği,
Kıpkızıl bir güneşle ısıtacağım.
Ardından bütün mevsimlerden,
Bir bahar doğacak bahtıma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!