Beni genç yaşımda siz büyüttünüz. Oysa daha çocukluğumu yaşayamamıştım, daha minderlerden evi legolardan kale yapacaktım. Neden bu kadar çabuk büyümek zorunda kaldım ki? Gülüşlerimi çaldılar, yıllarımı çaldılar, beni benden aldılar.
Beni genç yaşımda büyümek zorunda bırakanlar utansın, ne desem boş, ne yapsam boş. Ömür geçti ben yasıyla kaldım. Çocukluğum, en güzel yıllarım gitti ben gözyaşıyla kaldım. Keşkelerle geçen bir hayattan tat alamadım, hüzünlerle geçen ve güçlü olmak zorunda kaldığım bu hayattan nefret ettim. Bazı hayatlara hep imrenerek bakmak zorunda bırakıldığım için hakkımı helal etmediklerim var. Bazı insanların mutluluğuna bakıp iç çekmelerime sebep olanlara hakkım helal değildir.
Beni genç yaşımda siz büyüttünüz. Oysa daha hayallerim vardı benim, ben babamın gözbebeği güçlü olan kızıydım ne oldu da en güzel yaşlarımda her şeyden yorulur oldum. Beni en güzel günlerden mahrum bıraktığınız için sizlere hakkım helal değildir, beni güller verip güldürmek yerine ağlattığınız için hakkımı helal etmiyorum size...
Yine sen diye başladım sözlerime,
Ayrılığı yazdı, ihanet yazdı bu kalem.
Yine sen diye yaş değdi gözlerime,
Ayrılığı Rabbim verdi, ihaneti sen yazdın.
Geçti eski hevesim, kalmadı neşem,
Sensizlik büyük bir yalnızlıkmış yokluğunda gördüm,
Seni sevmek en büyük çaresizlik, seni sevdiğimde gördüm.
Nereden bilecektim, gülen gözlerinin yabancı olduğunu,
Beni severken, benden bir başkasına gittiğinde gördüm.
Sen, sensizliği bilemezsin bana sor,
Kim bilir belki bugün son yemeğimizi yedik, belki son defa sevdiklerimize sarıldık ve son kez el açtık Yaradana. Hayat ne kısa de mi bugün varlığına şükrettiğinin, yarın darlığına sırt dönmesini görürsün Her kapı kapansa da yüzüne herzaman seni saran bir Rabbin var, o ne güzel yardımcı o ne güzel yar.
Birgün hepimiz bir veda bile edemeden gideceğiz. Gidişlerimiz ortak olur sade bir kefen, ne mal ne mülk ne de bizi çok seven. Gelişler de gidişler gibi sessiz olur, gittiğin yer kapkaranlık olur. Öncelerde içlerde bir acı olur yokluğun, sonra zamanla acı bile alışkanlık olur.
Hayatı gerçekten çok ciddiye aldık, almamız yetmezmiş gibi ve hiç gitmeyecekmiş gibi sevdalandık. Kim bilebilirdi ki
bu kadar tez gideceğini, bu kadar alışmışken birden gideceğini. Ölüm var ölüm, Allah'ı hatırla. Bizi ondan daha çok seven yok. Kanmayın bu hayatın renkli yüzüne, gün gelince bembeyaz bir bez iner gözüne. Topraktan çamurla geldin, öyle gireceksin. Tez dön özüne insanoğlu...
Kırıldı kanat seni arar oldu, Leylam,
Vuruldu gözleri seni sorar oldu, Leylam.
Sen ne zaman böyle vefasız oldun,
Oldun da bana mı söylemedin Leylam?
Ellerime kelepçeyi taktın, başka el tutmaz oldu,
Elbet bir gün biz de bu limandan kalkacağız,
Ne üzerimizde bir dert kalır ne de kaybetme korkusu.
Gözlerimizin yaşı boşa giden o güzel yıllaradır,
Yüzümüzdeki o çizgiler yaşadıklarımızın tatlı izleridir.
Elbet birgün biz de gideceğiz bu yalan dünyadan,
Ömürlük bir yara bıraktın bende;
En güzel yılları yalan ettik.
Söylesene, başkasında bulamadığım ne vardı ki sende?
En güzel yıllarımızda eridik, bittik.
Yıllar geçti, bende duygu kalmadı.
Bugün 14 Şubat sevdiğim sevgililer günüymüş, ben sana olan sevgimi tek bir güne sığdıramam ki. Seni sevmek, senin olmak dünyanın en güzel şeyi. Sen benim kalbimdeki yerini görsen, kendini daha çok severdin, Mecnun sana olan sevgimi görse ben seviyorum diyemezdi. Benim sana sevgimi bir tek Allah bilir, sevmem için kalp verdi, sevgiyi doğru kullanabileyim diye de seni verdi.
Bugün 14 Şubat'mış sevdiğim, bugün sarılırmış insanlar, bugün tutulurmuş eller ve bugün verilirmiş çiçekler oysa ben 1 güne değil Rabbim nasip edene kadar seveceğim. Sevene hergün 14 Şubat güzel gözlüm. Güller içinde en sevdiğim gülsün, ben çekerim her cefasını yeterki güzün gülsün.
Sevgililer günümüz kutlu olsun güzel gözlüm, Rabbim bu sevgiyi yüreğimizden hiç almasın. Gözlerim hep o güzel gözlerine değsin, kalbim hep o güzel kalbini sevsin.
n
Ne çabuk unutuldu masal okuduğum günler,
Şimdi başkasının kolunda hiç mi aklına gelmez?
Sabahlara kadar seni izleyip, geçen uykusuz günler,
Ne çabuk unutuldu güzelim ne çabuk.
Bu sözler bitmez ve ben ölene kadar yazarım,
Senden vazgeçmek ne zor bir işmiş,
Seni unutabilmek ne kadar zormuş.
Seni anlatabilmek meğer imtihanmış bana,
Seni yaşamak, senin olmak harammış bana.
İnsan alışabiliyormuş yüreğinin yokluğuna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!