Yakamozlu Bank
Bu gece yine geldim...
Seninle oturduğumuz o eski banka.
Deniz aynı deniz, gökyüzü aynı gökyüzü,
ama hiçbir şey eskisi gibi değil artık.
Yakamoz vuruyor suya,
tıpkı bir zamanlar gözlerine vurduğu gibi gecenin.
Ben ise sessizce oturuyorum burada,
sanki birazdan çıkıp geleceksin diye
en güzel hayalimin içinden.
Sen yoksun.
Ama yokluğun bile oturuyor yanımda,
bir insan gibi,
susarak beni izliyor.
Rüzgâr geçiyor üzerimden,
sanki adını fısıldıyor her esintide.
Ben her seslenişte biraz daha içime çekiliyorum,
çünkü sesim sana ulaşmıyor artık.
O banka hâlâ aynı yerde.
Ama biz artık aynı yerde değiliz.
Ve deniz…
deniz hâlâ yakamozlu.
Sadece biz
karanlığa karışmışız.
Ben yine geldim.
Seninle oturduğumuz o eski banka.
Ve ben burada oturdukça,
zaman biraz daha benden eksiliyor.
Saat kaç olursa olsun fark etmiyor artık,
çünkü sen gittikten sonra
her vakit aynı yaraya çıkıyor.
Bankın tahtaları bile ezberlemiş adını,
her oturuşumda biraz daha çözüyor beni.
Sanki seninle dolu bir anıyı
yavaşça silmeye çalışıyor rüzgâr.
Biliyorum…
Dönmeyeceksin.
Ama insan yine de
en çok gitmeyeceğini bildiği yerlerde bekliyor.
Deniz kabarıyor bazen,
tıpkı içimde susturduğum şeyler gibi.
Bir dalga vuruyor kıyıya,
bir hatıra çarpıyor göğsüme.
Ve ben her seferinde
yeniden anlıyorum:
Sen yokken bile
en çok burada sensin.
Bu banka artık bir yer değil,
bir bekleyiş.
Ben yine geldim…
ama bu kez
gitmeyi öğrenmek için.
Kayıt Tarihi : 25.06.2026 00:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!