Yağmurla Yıkanan Kendim
Günler sonra ilk kez sokağa çıktım.
Yalnızlığımla baş başa yürüdüm uzun uzun…
Saatlerce, nefesim kesilircesine hızlı adımlarla,
Sanki içimde biriken her şeyi yeryüzüne bırakmak ister gibi.
Kaçmak değil bu daha çok kaybolmak isteği…
Belki de yaşadığım haksızlıkları Hazmedememenin ağırlığıydı.
Bilmiyorum; doğru muydu hissettiklerim yanlış mı…
Ama içimde bir şey vardı unutmak isteyen Ama unutamayan bir tarafım.
İnsan severken bazı şeyleri görmezmiş.
Ben de görmemeyi seçmişim aslında.
Aramızdaki uçurumları, sessiz çatlakları,
Ve her şeye rağmen “yuva” sandığım şeyin aslında kırılganlığını…
Şimdi sokaklarda yürürken hepsi birer birer karşıma çıkıyor.
Her gerçek, içimde ayrı bir yerden sesleniyor.
Rüzgâr yüzüme her dokunduğunda,
Sanki bir tokat gibi uyandırıyor beni kendime.
İşte görüyorsun diyorum içimden.
Bir ders daha… belki de en ağırlarından biri.
Bu yaşadığım bir aşk mıydı, yoksa bir sınav mı…
Şimdi daha net görüyorum.
Ağzımdan çıkan büyük cümlelerin,
Hayatın içinde nasıl karşıma çıkarıldığını,
Ve insanın en çok kendi sözleriyle sınandığını…
Sokakta yürürken ince bir yağmur çiseliyordu,
Gözyaşlarıma karışıp yüzümde sessizce kayboluyordu.
Ne yağmurdu yalnız ıslatan, ne de gözyaşı…
Sanki içimde biriken her şeyi usulca söküp alıyordu.
Ben yürüdükçe, ağırlaştığımı sandığım kalbim
Her damlada biraz daha hafifliyordu aslında.
Yağmurla birlikte akıyordu içimde kalanlar,
Sanki yüreğim, ilk kez kendini yıkıyordu…
( Bugün İzmir'de yağmur sadece toprağa değil, en çok benim ruhuma yağdı... )
Serpil KoçarKayıt Tarihi : 25.04.2026 11:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!