Vuslat Kapısı Şiiri - Dr Yusuf Polat

Dr Yusuf Polat
649

ŞİİR


43

TAKİPÇİ

Vuslat Kapısı

Ezelden düşmüştü bu gönle, hicranın ateşi,
Ne sabır kâr etti, ne de devranın tesellisi
Bir gam ki, ne derman bulunur ne de tabibi
Bu beden nicedir, tek yaşatır aşkın çilesini

Nefsim için hizmet eden bir akılla yürüdüm
Her adımda kendimden bir perde sürüdüm
Secdeye vardıkça, ben benliğimi yitirdim,
İçimde sönen her ışıkta, yine seni aradım

Dünya dediğin, aldanış sofrasından ibaret
Her lokması gönüllere bir başka yoksulluk
Tattığın her dem, bin gama karşılık eziyet
Anladım ki var dediğin, yokluktan beslenir

Her nefes bir ayrılık, her suskunluk haber
Gurbet dediğin, içinde seni saran yalnızlık
Baki kalan bir sır gibi yok olsa da gönülde
Vuslat dedikleri; zaten, hiçliğe çağrılmaktı.

Yunus’un dilinde sır, Mevlânâ’ da ise ateşti,
Yoksa aşkın kapısında benliğim erir miydi?
Ölmek de değil, bu hâl hakikate erişmekti,
Vuslat kapısı dedikleri de sende yok olmaktı.

Dr Yusuf Polat
Kayıt Tarihi : 16.05.2026 22:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Denizli

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!