Gitmeliyim…
Biletimi aldım,
Eylül kenarı ilk trene.
Zaman sarısı yapraklar dökülmeden,
takvimlerden.
Yeni tanıştık,
adını sadece cebime koydum ,
alışmasın diye kalbim.
Gülüşün açıkta kaldı,
Çünkü daha önemli bir konu var.
Bu sevdadan gönlüm bir hâl bulmadı
Çaresiz kalmışım naçar giderim
Artık tutunacak bir dal kalmadı
Ektiğim gülleri biçer giderim
Sanki ben Yusuf'um sende bir kuyu
Hayallerimiz varken
Güvenmiştim sözüne
Mutlu yarınlar derken
Kara çaldın yüzüme
Düşmana gerek duymam
Sen varsın ya,
umurumda değil hayat.
Beni en dipten alıyor,huzura çıkarıyorsun,
eve her döndüğümde.
Hiç sormuyorsun ,niye buradasın diye.
Kapına her geldiğimde, bir ışık yanıyor içinde.
Önce bir kedimiz olacaktı.
Küçük bir evde, sıcak bir ışığın altında, birbirine yaslanan iki insanın yanında bir neşe misafiri gibi. Haylaz, yumuşak, evin duvarlarına sinen sıcak bir nefes olacaktı.
Belki bizi sabahları uyandıracak, akşamları bir mutluluk gibi kucağımıza kıvrılacaktı.
Sonra,
Bir tesadüfle başladı herşey,
O sokaktan geçmeyecektim.
Tozlu raflarda unutulmuş bir
Hikayem vardı ,
O sayfayı bir daha açmayacaktım.
Nisan'da kar yağdı o sene
Üşüdü kiraz ağaçları,
Olmadı hiç kiraz.
Ceketimde sende kalmıştı o akşam,
Üşüdüm biraz...
Nisan'da kar yağdı o sene
Üşüdü kiraz ağaçları
Olmadı hiç kiraz
Ceketinde bende kalmıştı o akşam
Üşüdün biraz.
Seni seviyorum.
Bunu söylerken
içim yanıyor,
sevmiyorum desem
bu sefer de kalbim kanıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!