Karanlık gecelerin yalnız insanıyım,
gölgelerde aradım kendimi.
Kalabalık caddelerde yatar,
çıkmaz sokakların son durağına bakarım.
Gömerim bütün dertleri içime,
üstüne bir de cigara yakarım .
Duydum ki efkârlıymış,
bir fincan kahve alıp,
bir dal da sigara yakıyormuş,
geceye karşı.
Dumanı gökyüzüne karışırken,
Duydum ki efkârlıymış, beni düşünüyormuş
Sigarayı yakınca, yanıp tutuşuyormuş
Yaşanmamış günleri, bir bir sorguya çekip
Ziyan olan dünleri, yüreğine dert edip
Kahvelerde fallarda, sanki gelecek deyip
Elvedalar bile mücadele edip
Apansız gidişine takılamadı
anladığım yanlış doğrusu oldu
Yaptığın bütün yanlışların
Ya da ben kendimi anlatamadım
olsun demek isterdim
Yengemin üç çocuğu vardı:
İki oğlan, bir de kız.
Aslında kendisi de çocuktu;
on altısında evlenmiş.
Anlattığına göre
dokuzunda yetimmiş.
Gitmeliyim…
Biletimi aldım,
Eylül kenarı ilk trene.
Zaman sarısı yapraklar dökülmeden,
takvimlerden.
Yeni tanıştık,
adını sadece cebime koydum ,
alışmasın diye kalbim.
Gülüşün açıkta kaldı,
Çünkü daha önemli bir konu var.
Bu sevdadan gönlüm bir hâl bulmadı
Çaresiz kalmışım naçar giderim
Artık tutunacak bir dal kalmadı
Ektiğim gülleri biçer giderim
Sanki ben Yusuf'um sende bir kuyu
Daha sana doyamadan,
Daha gözlerindeki
Daha sözlerindeki beni görmeden,
Bahar kokunu içime çekmeden,
Elini tutarken
Ey dil-rübâ, sana heba edeceğim son günüm budur,
Fazlasını isteme benden ki gönlüm yorgundur.
Gül kokan emellerim kuruyup solmuş iken,
Sesim artık manasız , rüyalarım meftûndur.
Aşk kanunu üstüne yürümeyi murâd etmiştik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!