Bir dumandık aynı közün üstünde
Kavuşmadık yeller ayırdı bizi
Bakmadılar gözümüzün yaşına
Kıskandı yad eller ayırdı bizi
Erik gözlerine yandım
Yar seni gönlüme sardım
Ne edeyim bilmiyorum
Oturdum şaşırdım kaldım
Gözleri buğday feriği
Aklım kaldı bir ceylan'ın gözünde
Bana güzel renkler siyahtır gayrı
Bütün teller onu inler sazımda
Tabipten derdime derman yok gayrı
O Ceylan ki beni gurbete saldı
Karanlık gecelerin yalnız insanıyım,
gölgelerde aradım kendimi.
Kalabalık caddelerde yatar,
çıkmaz sokakların son durağına bakarım.
Gömerim bütün dertleri içime,
üstüne bir de cigara yakarım .
Orda bi dur bakalım "Kadın"!
Sana bir şiir yazacağım, dedim.
Ama neresinden tutacağım.
Bilmiyorum,
eksiksin hâlâ bende.
Daha bir şiir kadar dinlemedin beni
Duydum ki efkârlıymış,
bir fincan kahve alıp,
bir dal da sigara yakıyormuş,
geceye karşı.
Dumanı gökyüzüne karışırken,
Elvedalar bile mücadele edip
Apansız gidişine takılamadı
anladığım yanlış doğrusu oldu
Yaptığın bütün yanlışların
Ya da ben kendimi anlatamadım
olsun demek isterdim
Gitmeliyim…
Biletimi aldım,
Eylül kenarı ilk trene.
Zaman sarısı yapraklar dökülmeden,
takvimlerden.
Yeni tanıştık,
adını sadece cebime koydum ,
alışmasın diye kalbim.
Gülüşün açıkta kaldı,
Çünkü daha önemli bir konu var.
Bu sevdadan gönlüm bir hâl bulmadı
Çaresiz kalmışım naçar giderim
Artık tutunacak bir dal kalmadı
Ektiğim gülleri biçer giderim
Sanki ben yusuf'um sende bir kuyu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!