Yüreğim yangın yeri...
Kör bıçak saplar durur ciğerlerime.
Dualar ettim dağlarıma,
Çoban oldum yaktım dumanımı kimseler görmesin diye.
Bir damla düşürdüm avuçlarına,
sürdüm sonra yüzüme.
Yeni yeni düşünceler senden değil,
Onlar var olan benden içeri, sen değil.
Bildiğin, gördüğün ne varsa bura için,
Sustuğum aldatmasın bilmediğim için.
Karanlığın aydınlığını yutuyorum,
Gözüm kapalı sana geliyorum, sana...
Ne gökyüzü benden uzak ne de sen,
Dalıp gidiyorum ufuklarına.
Büyüyor içimdeki kuşlar birbir,
Uçup uçup konsam başucuna ben.
Rüzgâr misali essem mehtabına,
Gül yüzünüzde solmasın güller,
Hep doğacak güneşiniz olsun.
Sevinçle dolsun umutlu günler,
Sevgi, bahçenizin adı olsun...
Başımızda kızıl bir gökyüzü;
Bu feda ettiğimiz bir hayat...
Karanlık sandığımız gündüzü;
Kaldır umutsuzluğu çöpe at...
Sandığın kadarından da fazla,
Gece vakti çıkmıştı karşıma.
Suya değen Ay ışığında açmıştı kanatlarını.
Dikkat kesilince fark ettim çırpındığını.
Fark ettim sonradan yorulduğunu,
özgürlüğe uçmak istediğini.
Hiç düşünmeden, küçük ellerimle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!