renkli misketler koşturuyor önümsıralarcası; kaldırımlar, parklar, vitrinler, cam kadehi külahlar
sokaklar boyu ışıklı trenlerim kaldırım taşı vagonlarım, demirden betondan vücudum
bir kepenk beynim …..
kimi sönmek üzere kiminin bir sıkımlık canı, biri bağırıyor biri taşacak, delik açmış kabından
yürüyorum, gülüyorum, görüyorum olmadık sohbetler olmadık nağmeler;
önceden bildiğim bir şiir fakat yepyeni, bir masal büyümede
esnaf yok halk almış gitmiş kendini; kasa fişleri, çöpler, oyuncaklar, binbirçeşit karnaval havası
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Devamını Oku
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;




Şiir, şehirde dolaşırken her şeyin gözünün önünde canlanıp bir karnaval gibi taşmasına benziyor. Okurken insan, kalabalığın içinde hem kendini kaybediyor hem de tuhaf bir şekilde daha çok buluyor.... Bu güzelliklerin dışında, yer yer o kadar taşkın ve kalabalık ki, okurken nefes alacak bir durak bulmakta zorlandım....
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta