Bir kerpiç ev...
Duvarları en âlâ ressamları kıskandıran
Dökülmüş boyalardan bir tablo.
Çatlakları su sızdıran gözyaşı dereleri.
İnsan girip yaşamaz artık içinde
Her yeri bir anı
Her yer birinden iz birine...
Bir incecik yol...
Sırat köprüsü mü desem saç teli mi inceliğine.
Ne yoludur bilinmez.
Nereye, ne için varılacağı belli değil
Yol ayrımları seçilmez.
İnsanoğlu zaten yolun ya başı ya sonuyla ilgilenirmiş
Yolun ömür olduğunu bilmeden...
Etrafındaki güzelliklerden bihaber,
Yürürmüş öylesine hancısını görmeden.
Bir heybetli ağaç...
Belki 7 asırdır aynı yerde öylece durmuş.
Belki 7 şehre uzanmış kökleri.
Hangi insanlar geçti önünden
Hangi aşıkları buluşturdu kim bilir...
Kaç yitik sevdalı
Kaç yoksul işçi serinledi gölgesinden?
Koca ağaç hala öylesine dik ki
Hiç zorluk görmemiş gibi...
İşte size bir şairin otobüs camından görüp
Dertlenerek şiiriyle
Çizdiği bir tablo, viraneler köyünde...
Sahipleri fakirlikten bir umutla şehre taşınmış,
Tüm atalarına aynı köyde mezar kazılmış.
Şimdi her sakini başka şehir telaşında,
Bir başına...
Yılların ardından hasta olup belki de,
Gömülecekler kimsenin bilmediği yerlere...
Yağmur Kaplan
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 17:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!