Ağaçtır Vatan'ın, Cennet bağları
Süsler bayır bucak, ıssız dağları
Toprağa bekçidir, rahmet suları
Yapraktan oksijen süzer ağaçlar.
Düşmana barikat, kalede kapı
Hazreti Adem'den, Gelir Aslımız
Havva'yla çoğaldı kutlu neslimiz
Gönül bahçemiz de, bülbül seslimiz
Kötü söz söyleyip, kırılmaz Kadın.
Devri Alem de, Anasız var olmuş
Ulus Devlet dedi Hükümet kurdu
Sonunda Osmanlı Başbakan gördü
Bölünmez bağımsız bir millet ördü
Hürriyet yolunu açtı İNÖNÜ.
Garp cephesinin aslan komutanı
Doğarken ağladım, gülmedim başta
Topraklı beşikte sallandım boşta
Sağ ayağım yaktım küçücük yaşta
Çul-çaput içinde yatanlardanım.
Rızkımı kazandım, yedi yaşımda
Ben Yoncalı'nın bağrında büyüdüm
Topraklı beşikte** yatanlardanım,
Her zaman dik durdum, doğru yürüdüm
Hakikat yolunu, tutanlardanım.
Rızkımı kazandım, yedi yaşımda
Öyle Bir Zamana Kaldık
Gelen Ağlar, Giden dertli
Azap Deryasına Daldık
Kaptan sarhoş dümen dertli.
Hakka Döner Gündüz, Gece
Gözümde canlandı Şavşat yöresi
Baharda güzeldir POZU Şavşat'ın
Şimdi çağlamıştır, çarkı deresi
Cenneti andırır YAZI Şavşat'ın.
Eser deli poyraz sahra-dağında
Evreni ne güzel kurmuş yaradan
Yıldızlar parlıyor, harlar İçinde.
Bunca alametler, değil sıradan
Bu Dünya dönüyor sırlar içinde.
Bozuldu Yurdumun suyu-havası
Bozuldu Ülkenin, Çarkı Devranı
Tükendi Milletin, Takat Dermanı
Kalmadı Köylünün hasat harmanı
Doğudan Batıya, Göçüp Gidiyor.
Yandaşı Tanımaz Kanun, Yasayı
El Attı Haçlılar, İzmir'den Karsa
Ne Orman Kaldı, Ne de bir arsa
Yabana satıldı, Yurt'ta Ne varsa
Kalmadı Toprağı, Varı Milletin.
Eski Dost'lar şimdi döndü ardını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!