Dünya'yı donatmış yüce Yaradan
Bunca melanetler değil sıradan
Kin-kibir düşmanlık kalksın aradan
Huzuru barışta bul yavaş-yavaş.
Yaz-bahar gelince doğa süslenir
Metropol Şehirler Mahşere döndü
Saraylar Yıkıldı, Ocaklar Söndü
Memleket sathına yabancı doldu
Halimiz Perişan, Gurbette Usta.
Ağıtlar Yakıyor, Çaresiz Başlar
Son bahar hazanı ermeden kışa
Bülbülün feryadı değildir boşa
Kız gelin tacını giymeden başa
Güzel belli olmaz yar belli olmaz.
Aşığın gönlünde gülü solmadan
Dinle Yobaz dinle, benim sözümü
Hak'tan başkasına, yazma arzını
Yaradan Katına, çevir yüzünü
Maddeden manayı süzmeyi öğren.
Kin-kibir-nefret akar Şer Dilinden
Mahlukat Evrildi, Bozuldu Cihan
Esaret Altında, Yapılmaz Kıyam
Çoğaldı Açlıktan, Canına Kıyan
Hayır Hasenat'lı Kul nerde kaldı.
Memleketi Vurdu, Taun Karası
Şeyhülislam, saray sözü dinlemez
Bu Dünya mülkünü, gaye eğlemez
Takvadan ayrılıp, yalan söylemez
Haktan, fehim-himmet almayı öğren.
Ebced okumakla, olunmaz Alim
Su Kaynıyor Ocak ta Fıkır, Fıkır
Hatun Al Cezveyi Bir Kahve Pişir
Gel Beraber İçelim Fokur, Fokur
Sohbet güzel olsun hal güzel olsun.
Kahvenin İkramı, Biz de Ezeldir
Şaşırdı Mevsimler, vakti-zaman-ı
İklimler bozuldu, vermez aman-ı
Emekli Devletten, kesti güman-i
Hakkımız Divan-i Mahşere kaldı.
Sarayda yaşıyor, Hühkâr'la-Nazır
Hür Cumhuriyettir, bizim yolumuz
Mustafa Kemal'dir kudret kolumuz
Bu Vatana kurban olsun canımız
Özgürlük marşları çalınsın bu gün..
Hürriyet nerdeyse orda duralım
Siyasi Kulvarda, Başladı Savaş
Muhalif Cenahta Değişti Kumaş
Baş Tacı oldular Ekrem'le Yavaş
Ulusal Devrimin Özü Kalmadı.
Saraçhanede Kim, Kimle sarıştı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!