Yol almaya adım adım
Ta çocukluktan
Toplayarak coşkunu
Elden ele düşeceksin
Sokaklar göz kırpacak
Toplanmadan ömrüm hele dur biraz
Bir selam vereyim Erciş e doğru
Kışa uğramadan ömrüm bu yaz
Dizimi süreyim Erciş'e doğru
Kara toprağından hatır alayım
Doğrudur, insanlar millet milletmiş
Zorbanın mayası hangi milletten?
Fakat ters durum var bende hükmetmiş
Nahoş seciyesi hangi milletten?
Şudur budur diye adam yazılır ,
Ezgisi
Derinliklerimizden haber veren
Notalarında sakladığımız
Sessizlik alfabesi
Ezgisi
Gülşendi...
Aklım ruhum bedenim,
Şen şakrak bakışlarımdı ötüşen.
Yürürken cana
Ayaklar süzülürken.
Hava değişti aniden,
Gönlümün sıhhhatı dostun elinde
Ya sorulur gardaş ya da sorulmaz.
Selamım dizilmiş sazın telinde
Ya vurulur gardaş ya da vurulmaz.
Vefayı yükledim serdim izine
Zifiri karanlığın,
Aydınlığında gözyaşının,
Ümidimdir tek uyanan,
Bir pencere ki,
Beyaz duvağına kor düşürmüş,
Dikenler arasından gül atar.
Kara kandır kalem, gezinir durur,
Benden aldığını satar burada.
Kâhi taht üstüne geçer oturur,
Kâh darağacıdır asar burada.
Mektubuna bir mektup beklemişsin
Yetmemiş zamana sitem etmişsin
Bırak günleri, saatleri
Sabrını, saniye için katletmişsin…
Saçlarını tel tel savuracak
Varlığa ocak
Benliğe salıncak
Bahara kucak
Memleketim var benim
Kızlarına duvak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!