Elinde kadehin, beklersin beni
Ağu mu şerbet mi içmeden Suzan
Harareti vurur, yakıyor teni
Felekten feleğe geçmeden Suzan.
Ey Suzan‘ım çoktur senin âşığın
Van Gölü ayarında ben
Bir suyum işte
Yüzülür
Attığın kulaçlar
Niyeti neyse
Sayılır işte
Matem mi gam mı tutar, sıra selvi ağaçlar,
Tan, soldurmuş güneşi, hazan alamet Eylül.
Vurgun mu yedi yaprak, kızıla döndü yanar,
Ayrılığa yol vermek nelere niyet Eylül?
Ağıza dil gerek, dile de kelam
Susmayın söyleşin der gibi Emrah
Vebal olsun size, kesilse selam
Hatırda eğleşin der gibi Emrah
Selbi'nin koynunda Emrah türküsü
Aşk bir kıvılcım yanıyor,
Tutuştuğu yerde.
Can alevsiz harsız
Düştüğü yerde.
Aşk yer bitirir,
Şiir alırsa eğer senden seni
Kalbinde sezilen sana aittir
Baktın doldurmış gönül kaseni
Sinene süzülen sana aittir
Bağlarsa kaderin sende elini
Alfabelere sığınsam
Çağırmak için
Düz ve safi
Gölgesiz
Gel desem,
Gelir misin?
Sevgiliye dönükse yüzü eğer mihrabın
Vaha içinde vaha, medhali yok serabın
Arşı birdir ferşi bir kıble desen her yerde
Kapısıdır visalin, o düştüğü turabın.
Haber göndermiştim kanatsız kuşla
Nerdesin, ne halde, sen kiminlesin
Hasretin bastırdı serildim tuşla,
Nerdesin, ne halde, sen kiminlesin
Yakında arasam vasfın yerleşmez
Yol almaya adım adım
Ta çocukluktan
Toplayarak coşkunu
Elden ele düşeceksin
Sokaklar göz kırpacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!