Veysel’i Dövdüler Bugün Şiiri - Ozan Kar ...

Ozan Karakuş
6

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Veysel’i Dövdüler Bugün

Veysel’i Dövdüler Bugün

Veysel’i dövdüler bugün,
Suçunu kendi bile bilmezdi.
Tek derdi sazına sarılıp
Bir deyiş söylemekti.

“Neymiş efendim, küfür edermiş…” dediler.
Oysa aklı noksandı Veysel’in,
Kalbi tertemizdi belki de.
Yine de dövdüler bugün.

Veysel…
Uzun ince, kara kaşlı, kara gözlü,
Dilinden düşmezdi Latife.
Biraz topaldı;
Küçükken damdan düşmüş.

Annesi de kader deyip gülmüş,
Bu hâlini almış hafife.
Veysel ise yalnızlığı küçükken gördü,
Bir saz, bir türkü, bir yarım gülüşü gömdü.

Kimse anlamadı onu.
Dili sürçtü diye suçlu saydılar,
Kalbi çocuk kaldı diye hor gördüler.
Bugün Veysel’i dövdüler…
Asıl yaralanan ise insanlıktı.

Ozan Karakuş
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 01:29:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Veysel’i çocukluğumdan beri tanırdım. Otuz beş yaşındaydı ama mahallede herkes ona çocuk gözüyle bakardı. Elinden sazını hiç düşürmez, sokak sokak dolaşır, bildiği deyişleri söylerdi. Bazen sözleri birbirine karışır, bazen olmayacak yerde gülerdi. Kimisi onunla alay ederdi ama biz çocuklar onu çok severdik. Çünkü bize hiçbir zaman kötü davranmazdı. Cebinde şekeri varsa paylaşır, yoksa bir türkü söylerdi. Bir ayağı aksardı. Büyükler, küçükken damdan düştüğünü anlatırdı. O günden sonra aklı da eskisi gibi olmamış derlerdi. Ama ben onun aklından çok kalbini görürdüm. Dünyanın en temiz insanlarından biriydi. O gün okuldan çıkmış eve gidiyordum. Mahallenin köşesinde bir kalabalık gördüm. İnsanlar Veysel’in etrafını sarmıştı. Birisi “Yine küfür etti.” diye bağırdı. Oysa Veysel korkmuştu. Elindeki sazı göğsüne bastırmış, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Ağzından dökülen kelimeler birbirine karışıyordu. Sonra biri vurdu. Arkasından bir başkası… Kimse “Durun.” demedi. Ben ise olduğum yerde kaldım. Ayaklarım taş kesilmişti. İlk defa bir insanın, kendini savunamayacak kadar masum olduğu için dövüldüğünü gördüm. Veysel yere düşerken sazının teli koptu. O sesi bugün bile unutmuyorum. Sanki kırılan tel değil, insanlığın vicdanıydı. O günden sonra Veysel yine mahallede dolaştı. Yine sazını eline aldı. Ama ben her deyişinde, o gün yediği yumrukları duydum. Şimdi bu şiiri her okuduğumda aklıma aynı soru geliyor: Veysel’i gerçekten neden dövdüler? Belki de cevap hiç yoktu. Çünkü bazen insanlar, anlamadıkları insanlardan korkarlar. Ve en kolay, kendini savunamayanı incitirler.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!