AYRILIK
Hasret koymuşlar gurbetin adını
Kırdılar göçmen kuşun kanadını
Alamadım şu dünyanın tadını
Sazımda tel, gözümde sel ayrılık
BABA YORGUN
Günler geçer sen de yaşlanırsın yar
Tek mevsimin olur o da sonbahar
Güftede seni anlatır bestekar
Plakta hüzünlü bir şarkı çalar
Bahar ve Umutlar
bu bahar toprağa
düşünce son cemre
yeni bir sayfa daha açılsın
şu kısacık ömre
BAHTI KARA MEMLEKETİM
Şer odaklar yıllar yılı senin boynunu büktü,
Asırlardır semalarına kara bulutlar çöktü,
Bağrında beslediğin yılanlar zehirli çıktı.
Bahtı kara, düşer dara memleketim.
BARIŞ GÜVERCİNİ
Ben bir barış güverciniyim
Bembeyaz kanatlarım var
Masmavi gökyüzünde
Hür dolaşırım diyar diyar
BARİZ BİR TARİZ
Adına dava denilen aşk bulursan
Krallara layık bir köşk bulursan
Soytarıları yanına alırsan
Sürersin yalan dünya sefasını
BAZEN NEŞE BAZEN HÜZÜN
Doğar doğmaz bir çığlık yankılanmış âleme
Yazan yazmış kaderimizi lef-i kaleme
Yaratanın ol emriyle bizler de olmuşuz
Birdenbire kendimizi dünyada bulmuşuz
BE HEMŞERİM
Birden bıraktın tarlayı tapanı
Nasırlı eller unuttu tırpanı
Sonra terkettin köyünü obanı
Şehirde mutlumusun be hemşerim
Başımızdan bu belalar belki hiç gitmeyecek
Biz iyliği anlatacağız, ömrümüz yetmeyecek
Yanlışlarını bir bir vuracağız, yalancıların yüzüne
Düşmeyeceğiz bir zalimin izine
Bu yolda belki tek kalacağız,
zorlanacağız, hırpalanacağız
BEL BAĞLAMA
Yalan dünyaya bel bağlama gardaş
Gençliğini dünya senden aldı ya
O siyah saçların aklandı kaldı ya
Geçen seneler ömrünü çaldı ya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!