ESARET
Ağır bir yük, omuzlarımda duruyor
Hasta ruhum, bedenimi yoruyor
Dallarımı sert bir rüzgar kırıyor
ELVEDA
Yoktun, seni aradım köşe bucak. Söndü, senelerce yanan ocak.
Ve başlayacak hüzünlü bir veda.
Birazdan kapılar kapanacak.
Elveda, ey sevgili...Elveda!
ELVEDA VE MERHABA
Elveda sizlere kirli şehirler
Elveda göğsümde hançer zehirler
Elveda sırnaşık isli kahveler
Elveda beni hapseden o yerler
ELVEDA YĂR
Issız gecelere seslendim
Boş sokaklar inledi
Yankılanan sesimi
Cümle alem dinledi
EMEKDAR TAVUK FERİDE
Bizim mahallede bir tavuk vardı
İsmini sorarsanız, Feride
Otuz yılını bırakıp geride
Emekli oldu günün birinde
EMEKLİDEN MANİLER
Sucuk yumurta kaşar
Ramazanlarda coşar
Emeklinin işi zor
Sahur bütçeyi aşar
EMMOĞLU
Doğrusu, işi ehline vermedik
Ziyandayız, mutlu bir gün görmedik
Baş tacı yapıp hakaretler yedik
Kendi kendimize ettik emmoğlu
ERENLERİN DERGAHINDAN
Ol cemali düşte gördüm uyandım
Hak dergahında ‘hamdım piştim yandım’
Hiç değmedi ellerin attığı taş bana
Dostun attığı gülle yaralandım
ESKİ BAYRAMLAR
Açmayın yaralarımı çok derin
Ne tadı kaldı ne tuzu günlerin
Bana çocukluğumu tekrar verin
Gelmez bir daha o eski bayramlar
Eski Günler
Gülüşlerimiz vardı
Sokaklarda yankılanan
Kahkahalarımız vardı
Gökyüzünde kaybolan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!