DERT SENİN EY GÖNÜL
Ey gönül, hiç bitmiyor senin derdin
Kanadı kırılmış bir kuş gibisin
Ne yerin kalmış dünyada ne yurdun
Gurbet senin, hasret senin, dert senin!
Derviş o ki
ne dergahtan geçer yolu ne handan
hal diliyle konuşur her lisandan
kula kulluk etmez ve ilah yapmaz insandan
Derviş o ki
makam tutmaz yalan dünyada
DEĞİŞİR DEVRANIN
Mevsimler değişir de döner kışa
Karlar düşer ovaya, dağa, taşa
Ak üstüne ak düşer de başa
Gönül senin de değişir devranın
DEYİŞLER
Çürüyen otlara sular verilmez
Rızasız bahçeden güller derilmez
Çürük temel ile duvar örülmez
Örersin duvarı güneş görülmez
"Dezenfekte" Akrostiş
D- erileriniz yıpranacak benden
E- llerini yıka isterim senden
Z- orunlu olmadıkça evden çıkma
E- vde hayat var, sakın ola bıkma
DİLBER
Gülden güzel olan dilber
Senden gayrı yalan dilber
Aşkın oduna düşmüşüm
Beni benden alan dilber
DİLLERE DESTAN
Kaşın kalem kirpiğin ok ile yay
Deli gönlüm ne köşk ister ne saray
Mah cemalin gündüz güneş gece ay
Güzelliğin dillere destan senin
GÖNÜÜÜL
Gaflet denizlerinde yüzen gönül
Nefse uyup kendini bozan gönül
Çirkeflerin içinde azan gönül
İçten pazarlıklı suizan gönül
DİYÂR-I GURBET
Candan uzak durunca cananımız
İçimizde yaradır, hicrânımız
Gece ve gündüz sızlar sol yanımız
Diyâr-ı gurbete düşeli dostlar
DOĞDUĞUM EV
Kırk altıda yapılan ocak
Altta mutfak, tereklerde kap kacak
Ben çocukken doluydu, köşe bucak
Şimdilerde virane ne olacak!..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!