DAMLALAR
Karardı gökyüzü, indi yağmurlar
Önce coştu sonra dindi yağmurlar
Camlarda yağmurdan kalan damlalar
Havada hălă toprak kokusu var
DAVACIYIM
Gariplerin gönlünü kıranlardan
Düşenleri sırtından vuranlardan
Mazlumlara hesap soranlardan
Allahın huzurunda davacıyım
DEDİ
Dünya halini sordum erenlere
Ah çekti, cevap gayet zor dedi
Temelsiz saray yapanlar var dedi
DEFTERİM VE BEN
Acılarımı bir deftere yazdım
Dayanamadı defter, bunca aha
Beyaz yüzü döndü birden siyaha
DEĞİL Mİ
Var mı şu dünyadan bizar olmayan
Aldanmayan ve nefsine kanmayan
İnsanın haline bak, ayan beyan
Zıvanadan çıkmış gibi değil mi
DELİ DİVANE
Yol aldım bu akşam
Ruhumun derinliklerine.
Dağ bayır dolaştım yine.
Tükettim yolları adım adım.
Görmedik böyle yıkım, böyle savaş
Antakya, Malatya, Elbistan, Maraş...
On ilde kalmadı taş üstünde taş
Yıkık duvarlarda kaldı yüreğim
Eyvah, bu nasıl felaket gündü
Turnalar gezecek göl bulamıyor
Bülbül şakıyacak gül bulamıyor
Aşk, samimi bir gönül bulamıyor
Dertlerimizi kimlere yanalım
İster hava de istersen civa de
DERMAN OLAMAZSIN
Yazın dağlarına yağmadıysa kar
Kışın düşüp de almadıysan hasar
Yüreğinde yoksa duygudan eser
Sen dertlerime derman olamazsın
DERT ETME
İnsanız, binbir türlü hălimiz var
Gönül ne yere ne de göğe sığar
Koca dünya olur bazen dört duvar
Bu da gelir bu da geçer, dert etme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!