Bunca acı varken,
Dünyada!
Bunca acı varken,
Hayatımda!
Senin bilmediğin...
Susuz toprak misali
ben
Toprağın duası yağmur misali
sen
Kabul olsan da yağsan
incecik usul usul içime
Sana dilsiz, dudaksız sözler söyledim.
Kulaklardan gizli sırlardan bahsettim.
Gönlümün dehlizlerini,
En deli yanlarımı sana gösterdim.
Bunları insanların içinde yaptım.
Birtek sendin duyacak bilecek.
Söylemek istediğim ne çok şey,
Birikmişti içimde, sana dair.
Bize üç numara küçük gelen,
O dar zamanlarda sığdıramadım.
Suskun aşkımı malzeme yaptım.
Hayalimde; cümleler kuruyorum.
Cümleleri ekleyip; dizeler çıkarıyorum.
Dizeleri birleştirip; şiirler kuruyorum.
Şimdi susma zamanı şimdi sessizlik!
Suyu içine çeken kurumuş toprak gibi,
Tüm duygularımı içime çekiyorum.
Şimdi çekilme zamanı çekiliyorum!
Onca insan öğrendi aşkımı,
Yeni bir zaman açtım kendime,
alışmaya çalıştım.
Geçmesini bekledim sevdamın.
Zaman denilen ilaçı kullandım.
Hiç bir faydası olmadı bana.
Bir sürü yan etkisine katlandım.
Bana bir dünya ol, demiyorum sana.
Dünyamda; beşinci bir mevsim içinde,
Ağacım ol yeter!
Hayattan yorulduğumda sana yaslanıp,
Gölgende dinleneyim arasıra.
insan kıpırdanışları var bir yerlerde!
Güneş parlıyor, hava güzel, dans etmek istiyorlar!
Yaşam enerjisi taşıyor!
Ama; birileri şu an acı çekiyor,
Yürekler kanıyor, ölüm almış birilerini gidiyor!
Yasları tutuluyor! Feryatlar kopuyor!
Okyanusta yaşamıştı,
Tüm hayatını özgürce,
Ne fırtınalar atlatmış,
Ne korsanlar görmüş,
Ne gemiler batırmıştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!