//Duydum dostlar paye vermiş; olmuşsun Üstad-ı Kebir
Hakkın senin altından tâc; helâl olsun her deste kâr.
Bilirsin ki hiç kıskanmam; hedefimiz, yolumuz bir
Gıpta ettim başarını, dilim tebrike bestekâr.//
***
Ey Üstad-ı Kebir dostum! Endişeyi içinden at!
Ben patika yolcusuyum; sana dardır asfalt, bulvar
Maharetli bir aşçısın; her yemekte ayrı bir tat
Lâkin çorban biraz tuzlu; içinde de hayli KIL var. :)))
Haddin bilen bir fakirim; kimse ile etmem yarış
Yazdıklarım çöpe gitti; paramparça, kırış kırış
Mevsimleri pay etmişler; bana düşen zemheri, kış
Tam ağlarken, sus dediler; sordum "neden? Dediler "ar"!
Sırra kadem bastığın an, gözlerim ufku tarıyor
Ellerinde gül buketi, dostların seni arıyor
Kalemime baktım durdum; bilmem ki neye yarıyor?
ilham desen çoktan kayıp; gönül sazım tutmaz ayar.
Gönüllerde yer aradım; baktım hiç yok; talan olmuş
Sevgi, vefa hep hikâye; "dostluk" denen yalan olmuş
Bir bahçeye çadır kurdum; dedim, artık olan olmuş
El açıp çok dua ettim; talih bana olmadı yar.
İki cambaz oynamazmış, biliyorum, aynı ipte
İtibarın tavan yapmış; sana kindar kalmış dipte
Hakiki dost bulamadım; senin gibi, aynı tipte;
Espirili, halden bilen, sevgi dolu bir ihtiyar. :)))
Kayıt Tarihi : 11.05.2013 18:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!