Ve
Ne zaman utansa gece
Tarihin altına yatar
Uzak
Örtülü zamanlar da
Seyr-eylemek
Öznesi düşürülmüş
Körfez zulası mekanlar da seni
İnine girmek kifayetsiz kelimelerin
Sıcak iklimlerden geçmek gibi bir şey
Derin yalnızlığın uçsuz serüvenleri
Deniz güneşlerin
Nehir yansımalarına kulaç atmak gibi
Mekansız
Bir balığın karada avlanması gibi
Oltasız
Solungaç süzmesi nefesler ile
Dağlı bir kabile adına
Kudurmuş
Ve
Susturulmuş özlem yangınları
Dahası
Vazgeçiş geçmiş selamı hayat
İki aralık
Arası kan sonrası revan
Haykır
Ölüm
Yırtar
Yüzünün sol yanını
Yanım olur ellerin
Dağların
Yeşiline sarınca bedeni
Buğdayın
Düşer aklıma
Sarıya boyanmış gökkuşağı ile
Bu bir ihbardır
Buradayım
Ellerim
Dilim
Yüreğim
Burada
Nokta selamı başım
İki parmaklık
Demir
Arası boşluk tozu
Esaret
Bulunsun istiyorum
Göçebe kaçışlarım
Dört nala perhiz patikalarda ki bedenim
İki dal arası
Hilal
Sonra
Dolunay bozması karanlık kucağı
Leyâl
Akşamın doğurganlığı
Bakir gece
Lâl vücutlar
Uzak ara ayrılık sarhoşluğu
Anahtarı aç
Kilidine sığmaz özlemlerle doluyum
Dev bir kütle
Kör
Kirletilmiş tuza banmış zamanlar
Can hiçe gebe akşamlar da
Isı silen sirenlerle bitmiş
Kaçak
Göçer hayat şimdi
Biraz
Sussam
Uyusamuyanmasam
Masal gibi
Rüya dese biri
Dürtse
Terlemiş vücudumdan öpse
Ölmesem
Dirilsem hani
Sen olurdum
Tipi belirsiz mapus damların da
FENER ALP
Fener Alp
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 11:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!