AY
Ay'ın bakireliği
güneşin avuç açmaz
tınısına gebeliğini sorgular
Odacıklarımda
Kokun
kapaklarında
su yığını
eşsiz güzelliğin
Nuh’un ağıdı
Eyüp'ün çığlığı
Yusuf'un
Züleyha'ya olan pişmanlığı
Belki de
Tanrının
kimsesizliğine
feryadı
gözlerin.
Kezzap güzeli geceler
feri sönmüş vücutlar
Durağan serzeniş
toprak özlemli bulutlar var
na tamam
balçıkla sıvanmış yürekler
duvar
dilim
Ve şahitliği düşer yıldızların
Ellerine
....
Kaldım yaslı
yaşlı gözlerle
içime bakan göğün
üzerime damıttığı
acı yüklü iniltilerin kucağında
süresiz sessizliğe
secde ediyorum
Mucize mi
gülümse
geceye konsun kelebekler
Feri sönmüş umut naçar
deniz ateşi ağıt
mumyala
artık sözler mezarlığı
nalbant çırağı imgeler
Sakızlı bir gece uzun
Şahın matına
güneşin koruna düşer sabahlar
avuçlarına
Oda
Yırtılan kirli tavan
Dizlerimde
ucube telaşı
yüzü soğuk toprak
na kıble ter
Kör cam buğusu
Su zerresi
balık koşusu
Düş
Kulaklarım da görme yetisi
derisi yüzülmüş cüzzamlıyım
Tut
Bir rüzgar
bir yel
bir yer
bir
iki
Gel
Geldim
Öptüm gölgem(n)den
Siyahın hangi tonunda
görünür ki yüzün dedi
Sen tonu dedim
Sustu(m)
Ateş suya hasret
Su
Ateşe aşık bitirir kendini
Gece saklar
Bir salıncak misali düşüyor
sağırlaşıyor dilim
sele konuşan bir can oluyor ayaklarım
gidiyor ellerimden
kan içerken topladığım
tüm zamanlar
İsa'yı bilmem ama
ölümü sattım
heybemde siyahın kırıntıları
beş köşeli acılar içinde
labirentine küsmüş çocuk gibi koşuyorum
arkamda
balık istifi gözler
Bir loş ışık halkası
üstümde Ay figürü
bir adım
Adım
Adına
Yaz demedi
yazdım
Yaz-dım
Üşüdüm.
Kayıt Tarihi : 13.08.2026 00:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!