Şimdi sen en derin uykulardasın,
mavi gözlerin kapalı;
okyanuslar gibi sessiz,
okyanuslar gibi gizemli...
Ben kör karanlığın içinde,
içimde bir ümit ışığı taşıyorum.
Çok uzakta parlıyor sanki,
ama elimi uzatsam yakalayacağım,
tutunacağım mavi göğün semasına.
Gece, siyah kanatlarını açmış üzerime,
yıldızlar suskun, rüzgâr yorgun.
Yalnızlığın derin kuyularında
adını fısıldıyor kalbim durmadan.
Bilirim, her karanlığın bir sabahı vardır;
her ayrılığın bir kavuşması.
En uzun yollar bile tükenir bir gün,
en ağır sessizlikler bile konuşur.
Sen uyurken zaman yavaşça akıyor,
düşlerin kıyısında dolaşıyor ruhun.
Ben ise gözlerimi ufka dikmiş,
bir haberini bekliyorum gökyüzünden.
Belki bir martının kanadında gelir sesin,
belki uzak denizlerin tuzlu nefesinde.
Belki de ay ışığı bırakır izini
gecenin karanlık yüzüne.
Ve o gün geldiğinde,
mavi gözlerin yeniden açıldığında,
bütün yollar sana çıkacak.
Ben, yıllardır içimde sakladığım
o tek cümleyi söyleyeceğim:
“Bekledim...”
diyeceğim,
“Karanlığın en derin yerinde bile
umudumu kaybetmeden bekledim.”
Sonra gökyüzü mavileşecek yeniden,
denizler suskunluğunu bozacak.
Ve biz, yarım kalmış bütün şarkıları
aynı kalbin içinde tamamlayacağız.
Çünkü bazı sevgiler vardır;
zamana yenilmez, mesafelere boyun eğmez.
Bir yıldız gibi yaşar insanın içinde,
sönse bile ışığı ulaşır yıllar sonra.
İşte sen de öylesin;
gecelerimin en parlak yıldızı,
karanlığımın içindeki tek ışık,
mavi göğün sonsuz semasında
adını taşıyan bir umut gibi tetefelia ✨
Kayıt Tarihi : 17.06.2026 01:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!