Temizdir libasım, aklanmış çizmelerim,
Saf niyetim özümün asil hediyesi,
Buz gibi sular süzülür şu dudaklardan,
Kusursuz suretimin eşsiz zarafeti.
*
Yabancı insan geçer menzile, şu garip,
Çarpsa saf hislerim kararmış vicdanlara,
Keşke ahmakça yürüseydim dar yollarda,
Anlardım sahtekar sözlerin yokluğunu.
*
Yokuşlara tırmanır şu bilge erenler,
Yıkanır ulu pınarda, Hakka vararak,
Kalkar erenlerin sayısız örtüleri,
Sezsin şu can özüm, o derindeki aslı.
*
Şakır bülbüller misali, çağın zengini,
Kederim çoğalır kumrular ötüştükçe,
Terbiye alır kartalım, sultan köşkünde,
Tırnağı sivrildi, inler dertli baykuşum.
*
Boyun eğer fani canlar kara toprağa,
Alevlerle savrulur cansız şu bedenler,
Hangi yola sapsan bile gözetler gökler,
Evreni ıssız zannetme, idrakle yaşa.
*
Köşkler inşa etsen çöker taş duvarları,
Yeller savurur aniden altın tacını,
Fakir ahı yakar zalimi, iyi anla,
Mizan kurulunca tartan terazi şaşmaz.
*
Göklerin gürlemesinden ibret al ey kul,
Yıldızlar kaybolur ıssız karanlıklarda,
İnanma güllerin geçici renklerine,
Beka yolu aralanır, huzurla bekle.
*
Kervanlar göçer elbet, ufuklar kararır,
Çöllerin ortasında susuz kalır beden,
Kabrin içine girince rütbeler düşer,
Alem kimsesiz sayılmaz, uyanık dolaş.
Kayıt Tarihi : 22.04.2026 03:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!