Ne bir ses
Ne de nefes
Dağ kokmaz
Martı konmaz
Deniz ürkek
Kayık çırpınır
Bulutlar tokuşunca
Meydanlar yanar
Alazlar tutuşur
Can kanar
Sevgi ile onurdur
İnsanlığa yaraşan
Kaç hazan giyindin
Kaç boranı eskittin
Zehmeride kıştasın
Kaç vurgun yedin
Kaç devir bitirdin
Hep zarardasın
Sarar sarmalar hülya
Dalar dallanır rüya
Güllerim solgun
Dalarım inadına
Güneş yalıyor ufkumu
Günde kaç kez giriyorum içine
Her birinin bakışı ayrı işler gönlüme
Bakıp dokundukça tek tek
Hepsi tutmak ister ellerimi
Baktıkça bakasım gelir
Ne söz ne ses
Gidiyoruz nefes nefes
Dalgalar kabarıyor
Herkes içinde bin ses
Dönüyoruz dağlara
Dağın eteklerinden
Koyulurduk okul yoluna
Uzarda uzardı patikadan yol
Yürürdük bata çıka karlara
Geçerdi bir haylı zaman
Varırdık sonunda çaya
Sorma haşat gemi
Bilme nereye gittiğimi
Pervanene alıp bağırtma
Ardında bıraktığın köpük gibi
Bakma öyle salaş
Mavi baygınken yeşil tatlanır
Güneş vurdu mu dağın alnına
Köyümün eteklerinde hayat canlanır
Rüzgar kuşlara şarkı taşır
Lale sümbül onlarla gülüşür
Çayır çimen kokar köyüm
Kınası daha ellerinde
Gencecik bir gelin
Yavrusunu yitirme telaşıyla
Geldi gece gece doğum evine
Telaşla anlatmakta mevzuyu
Çırpınıyor uçuyordu yüreği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!