Etim çekilir kemiklerimden,
Yakar şarapneller iliklerimi.
Kendi vehmime sorarım,
En onulmaz dileklerimi.
Dağ eteklerinden dökülüp denizlere kavuşan
Dereler gibi dertlerim
Sıralanır,
Bir zifiri kömür parçacığı uğruna
Didişir insanlık.
Yakut, elmas, zümrüt, inci değersiz;
Zemzem ile yıkansa da alınlar,
İsa mucizesi ile dirilsek de
Yecüc-Mecüc kibriyle
Karalanır,
Ey serseri ayaklarım,
İncitme nazenin karıncaları.
Sen hırçın rüzgâr,
Ürkütmeyesin alımlı çiçekleri.
Vahye mazhar arılar irkilir bilesin.
Ey dünya mazlumları,
Bağrımı delerek
Arş'ı titreten sesinle,
On sekiz bin âlem pare pare
Yaralanır,
Bazen
Utanır avuçlar, açılamaz
Göklere doğru.
Hınç yüreklerden yükselir;
Perde yok dünya tarlasının
Sahibiyle arada.
Kemiklerimiz dört tepeye savrulmuş,
İbrahim bekliyoruz, insanlığı diriltsin diye.
Parça parça, yeniden, "Kün Feyekün",
O dağdaki kuşlar gibi.
Zülkarneyn hırçın dağlarda mahsur,
Selahaddin zindanlarda tutsak.
Korkma,
Fatih ölmüş olsa da torunu Yavuz gelir;
Zifiri karanlıklar
Aralanır...
Serhat Aygün Tüfekçi
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 22:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!