Yak ne varsa yarından kalan
Tozu dumana kat geri dön
Ensevdiğin şey neydi söyle
Ne değerli senin için?
Neüstüne yemin edersin sen
Yokmu verdiğin bir söz bir yemin?
İnat etmiştim seninle diye
evren şahitti ikimizede
senin gözlerindi etkilendiğim
küstah sözlerim şifre doluydu
oysa senin ilgin duygu boşluğu
kırkyıl da geçse vaadlerini
B ir zamanlar mechul bir şehirde yaşayan bencil ruhsuz bir adam varmış...
tüm canlılardan intikam alır gibi yaşamını sürdürüyormuş.oşehirde çokda güzel ahlaklı iyi insanlarda varmış
bizimki ise talkımı ele üzümü kendime felsefesi yaparmış hep.
Ruhsuz adam birgün,
umumi tuvalete girmek zorunda kalmış.çıkışta kapının orda oynayan ufak bir çocuk ona gülümseyerek bakıyormuş safsaf;
adam sinsi gülümsemeyle çocuğa yaklaşmış elleriyle saçlarını okşamış, yüzüne bakan çocuğa, sen ne kadar da güzelsin yavrum demiş... uzaklaşmış yanından.
her insan bir romandır aslında
yaşamını yazsa anılarını
anlata bilse utanmadan sıkılmadan
korkmasa nasıl karşılanacağından
ölümsüzleştirse geçmişini
geleceğini nasıl etkiler hiç düşünmese
kraliçe çok mutluydu sarayında hiç hüzün girmemişti içeri.onlara göre herşey sevince güzel insanlar asla zarar vermeyen birbirini seven tanrı melekleriydi...taki o melek gelene kadar.....ihtiyaç vardı o olmalıydı yada öyle sanılıyordu kralın yanına neşe içinde gelen kraliçe -şarkılar mırıldanarak gezerdi hep -gülümseyerek baktı kralına.kıral hazretleri ayağa kalktı kraliçesini selamladı..konuklarıyla taniıştırdı müstakbel eşini...
işte o zaman olmuştu herşey....vezir, ayakta duran kişi- meleği- şöyle sözlerle tanıştırdı espiyle karışık,şövalyemiz ülkemizin en yakışıklı meleğidir...kraliçe tüm neşesi ve samimiyetiyle cevap verdi
sarayımız da da birçok özel ve güzel meleklerimiz var..şaşkın baktı şövalye
kraliçenin içten liği ne mi sözleri nemi çok anlamadı...kraliçe espirinden ve anlaşılamamak tan ürktü...memnun oldum dedi yanlızca ve çıktı yanlarından
derin düşüncelerle. Saçmalamıştı...etkilenmişti... utanmıştı...of çok karışık duygular.... kraliçe bahçesinde gezisine şarkılar söyleyerek devam etti. Yinede unutmamıştı, aradan birkaç gün geçti kraliçenin emrine girdi şövalye artık onun için çalışacak ve onu koruyacaktı-kötülüklerden-kraliçe muhafızlarla gezmeyi hiç sevmemişti ve de hiç edinmemişti onada tuhaf geliyordu doğrusu birisiyle sürekli birlik te olmak....
günlük doğal işlerine devam ediyordu yaptıkları şövalyenin tuhafına gidiyor kraliçeye olan hayranlığı gittikçe dahada derinleşiyor du. hiç kraliçe gibi değildi. çünkü normal halk gibiydi bu görüntüsü altın da böyle bir kişiliği sanırım hiç düşünmemişti şövalya hiç.
doğrunmuydum gerçekten
düşünüyorum yine saf saf
seni kırmamak için sustum durdum
bekledim kendine gelmeni bir zaman
bahar geçti yaz geçti sustum bekledim
sen yavruağzı tuvaletler yakıştırdın
Herşey yolunda gidiyordu aslında....
hayat devam ediyordu yada...
neoldu anlayamadım
sanki uzun bir uykudan uyandım
içgüdülerimdi beni uyandıran
çok kötü bir şey oldu
İşte... böyle geçti zaman acımasız
gözümüzün yaşına bakmadan hiç oralı olmadan
herşeyi unutacağımızı biliyordu sanki
tecrübeliydi
biz acemiyiz
ölmedik öldürmedik geçerken yıllar
sen bendesin yarim yarim
yaradandan emanetsin
yüreğimdesin
öylece kal istiyorum....
inancın var biliyorum




-
Türkan Sezgin
Tüm YorumlarAşk! .. neye göre...
Ne güzel başlarsın söze
kırmadan incitmeden nazikçe
kendini suçlar insan...o derece
sonrada ezik hislerle boğuşursun
komlekslere sokar konuşmaları
inatlaşmalar ve şaşkınlık dolu
senin için yazıyordur söylemez
ancak kalem kağıt elin ...