Yokluğun,tarifsiz bir rutubetti kalbimde
Çaresiz boynumu bükerdim
Hayalin açılmaz perdeydi gözümde
Uzun uzun dalardım
Bazen yağmur yağardı ıssız sokaklara
Bugün bile sebebini bilmediğim
Söz veryorum!
Söz veriyorum seni unutacağım
Martıların gözlerindeki çapaklardan...
Yağ bağladığında denizler
Gökyüzünün kara saçından
Bir bir döküldüğünde yıldızlar
Otuzumun ilk sonbaharındayım
Rüzgar karman çorman esiyor
Yapraklar bambaşka sarı
Yağmurlara ne olmuş böyle
Neden yağıyor alaycı alaycı
Hasret...
Alnıma vurdu damgasını
Zindana mahkum edildi yürek
Takvimlerdeki çarpılar,
Dizildi dalga dalga
Sevda kancasının ucundaki zehir,
Acılarla örelttim nefsimi,
İştahım çoktan kesildi
Kimlere söylesem,kimlere,
Kimlere şikayet etsem,yankesici geceleri
Her güneşe perde çekilişinde,
Biz sevgi dalında iki kiraz idik
Haziran ayında kışın kölesi mi olduk?
Doğmayan sabahlar şimdi tanıdık,bildik
Nazarlı kem gözlere şimdi komşu mu olduk
Bahar tomurcuğunun kar örtülü poleni
Işık ve umut sende saklı
Durma sür git
Nedir bu ağlatan derin sancı
Yaşamdaki son limit
Hayallerim göz kapaklarımda tablo tablo,
Tablolarda sen...
Ellerini elimden çektin
Karlı bir kış gününde
Ne boynuma sarıldın ne veda ettin
Sitemli şiirler dökülür dilimden.
Dönen ben değil, sensin yeminden
Nasıl da sevmiştim seni gönülden
Sarma boynumu çek şu kolunu
Hasretin değil kelepçe, pranga olsa da
En azından şarap olsaydı şu şairler
Öldükten sonra değil de
Yaşlandıkça farkedilseydi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!