Hadi Abbas vakit tamam
dediği gibi Tarancı’nın,
ne zaman ayrılacağız bu limandan
diyordun ya sen de
geldi zamanı işte
Hangi mevsimdeyiz böyle
Takvimlere bakmadan tanırdım
Hepsini bir zamanlar
Değişimdir değişmeyen tek şey deseler de
Her şey ne kadar değişti zaman içerisinde
Habersiz hızla
Önce devlet arazisini gasp ettin
Gecekondunun yerine aldın siteni
Elektriğin suyun hep benim cebimden çıktı
Avuç açmayı ağlamayı onursuzluğu bedavadan yaşamayı
Düzenin gereği olarak sindirdin içine
Hırsızlığın namussuzluğun zalimliğin adına
İşlerken yalnızlığı ömrüme nakış nakış
Gölgemle yürüdüm hep o yolu karış karış
Terk etti ikisi de sonbaharımda beni
Anladım ömrüm artık nihayetine erdi
Çok yanılmışım meğer. Olan bir mucizeydi
Doğmuş bir Ademoğlu yurdun Kasabasında
Yıllar çok çabuk geçmiş yaşlar gelmiş kırklara
Sahip iken kendisi türlü diplomalara
Öğrenci olmuş birden bir Hayat Okuluna.
Arada bir bakarken dalıp diplomalara
Ne zamandır "neredesin?" diye soruyorlar dostlar.
İki gün önce su yüzüne çıkabildim ancak.
İnsan arıyordum denizlerin altında.
insanlığı yeniden yazacak.
İşte o gün dostlar işte o gün;
Bir kadın geçti içimden ve
Bilmediğim zamanların
Çok ötesinden
Seneler sürer her günüm
Yalnız gitmekten yorgunum
Zannetme sana dargınım
Ben gene sana vurgunum.
Başkalarına gülsem de
Neden ses vermiyor çağırılarım
Dualarım neden kabul olmadı
Saçlarıma doluşan bütün aklarım
Diyorlarki bana: çilen dolmadı
Beklerim gelecek aydınlıkları
Umudum kırılıp tükense bile
Bir yağmur bulutu olsam
Yağsam umutlarına
Filizlense en güzel düşlerin
Gülerek baksan yarınlarına
Bir yağmur bulutu olsam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!