Kaç yıl oldu yaban ele düşeli
Gurbet acısını bilen ağlıyor
El atıpda örgüsünü çözemediğim
Saçlarına aklar düşmüş yarim ağlıyor
Bütün dertlerime ortak ettiğim
Bir yıl daha geçti deli ömrümden
Mutluluk kapımı çalmadı gitti
Tüm gemiler döndü son seferinden
Beklenen o yolcu gelmedi gitti
Bir dost istiyorum dosttan da öte
Sende fanisin bu alemde bende
Seninde Yaradana bir can borcun var
benimde
O halde bu düşmanlık niye
Senide bir ana doğurdu benide
Bitirdim gözde yaşı gönülde yası
Çarpı koydum yaşadığın kentin üstüne
Sildim haritadan
Seni yüreğimden sildiğim gibi.
Baktığın dokunduğun gülümsediğin
önemsediğin her şey herkes
Bekleme baharı gelecek diye
Kışlar tükenmeden bahar gelir mi
Bekleme güneşi doğacak diye
Geceler bitmedikçe güneş doğar mı
Sanmaki bu fidan yeşerecektir
Bu gün de akşam oldu
Hem seninle hem sensiz
Tükenecek bu ömür
Böyle sensiz çaresiz
Saatler gündüz gece
köhnemiş bir saçak altına sığındı
çılgın yağmurun gazabından
avucuma küçük gelen
sırılsıklam bedeniyle yavru bir serçe
camı açtım telaşla
Mutlu olmak varken bu hayatta her şeye
Rağmen.
Ve;
Mutlu etmek insanları ayırım
Gözetmeden.
-Radikal bir karar almışsınız sözlerinize bakılırsa
Ama yerinde bir karar rahat edersiniz burada
-Umarım ve dilerim öyle olur doktor
-Eylülü de bir başka güzeldir hiçbir yere benzemez
Ah o yazlık bahçe sinemaları.
Pikapta dönen kırkbeşlikler.
Satıcı çocuğun: firigo- gazoz
diyen sesi.
Yıldızların bulgur gibi kaynadığı
masmavi gökyüzü.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!