Tövbe…
Dilde tutuşan bir ah, gözde kuruyan bir damla;
Eski kapıların sürgüsünü çeker gibi usulca.
Hangi yoldan dönülse kârdır bu ömrün gece yarısında,
Yanlış kapılarda çalınan ıslıkları,
Sahte iklimlerde harcanan o saf gençliği
Söküp atmaktır bağrından tek bir hamlede.
Tövbe…
Gölgeden sıyrılıp kendi hakikatine yüzünü dönmektir.
Bütün kırık kadehleri, o dumanlı masaları arkada bırakıp,
Kendi içindeki o lekesiz, o temiz maziye sığınmaktır.
Sözü yormadan, acıyı büyütmeden,
"Bitti" deyip, yeni bir şafağın eşiğinde baştan başlamaktır…
Tövbe…
Bir daha aynı yangına odun taşımamaya söz vermektir.
Göz göre göre düştüğün o kuyulardan,
Kendi ellerinle, kendi tırnaklarınla tırmanarak çıkmaktır.
Ağır bir kapıyı, bir daha asla aralamamak üzere
Bütün gücünle, sessizce kapatmaktır arkandan.
Tövbe…
Ne geçmişin yükü altında ezilmek,
Ne de geleceğin belirsizliğinde kaybolmaktır.
Gözlerini gökyüzüne çevirip,
"Açtığım her yara için, kaybettiğim her zerre için bağışla" diyebilmektir.
Artık ne bir sahte tebessüme kanmak,
Ne de lekesiz hisleri ucuz masalara meze etmektir.
Tövbe…
Kendi içindeki o temiz çocukla yeniden helalleşip,
Ruhunu, seni kirleten her şeyden arındırma yemindir.
Ve şimdi, tam bu çizginin üstünde;
Eskiye bir çizgi çekip,
Yolu da, yüreği de sadece hakikate açmaktır…
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 19:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!