Şeytana taş atan atana
Bir izdiham çıkıyor
Yerde yatan yatana
Buna bir dur diyen yok
Ölülere ölü katan katana
Hep aynı hazin manzara
Sensizliğe hüküm giymişim
Bir yıl, üç yıl, beş yıl ne fark eder
Bekleşir sürekli başımda
Her biri gardiyanım olmuş
Yüzlerce, binlerce keder
Duvarlar çentik izleriyle dopdolu
Düşerdi önümüze beyaz bir ay ışığı
Yürürdük o sahilde adım adım el ele
Sarardı gönlümüzü birden aşkın büyüsü
Hep dalgalara karışırdı gülüşlerimiz
Kol kola, yürek yüreğe, göz göze
Hangi yöne baksam hep sen varsın
Bâzen sıcak ve nemli nefesimle
Buğulanan bir camda şekillenen bir resim
Bâzen bir ressamın tuvalinde beliren
Renk çümbüşündeki bin renkten bir renksin
Elimi nereye uzatsam sen
Âşıklar atışır
Gönülleri yatışır
Siyâsetçiler atışır
Oyları kapışır
(18 Ocak 2007/ İstanbul)
Sabah güneşimsin sen ufkumu aydınlatan
Geçip giden ömrüme doğmalısın her zaman
Her mevsim gönlümdeki ilkbaharım, yazımsın
Kaderime kazınmış çıkmaz alın yazımsın
Herşeyi yoktan var eden, her canlıya can verendir
Bütün yazgıları yazıp, her kadere yön verendir
Ölümlü yaratılmışken, ölümsüzlüğe eren kul
Herşeyini fedâ edip, Hakk yolunda can verendir
(17 Ekim 2007/ İstanbul)
En karanlık gecelerde bende koyu bir hüzün
Issız karanlığı delen beyaz bir aydır yârim
Gecenin siyahlığında nurdan hayali yüzün
İçindeyim ben sensiz bilemem kaç aydır yârim
O sararan yapraklara bürünen bitmez güzün
Çok güzel bir eser kaleminden üstât
Her şiirinde ayrı bir hüner, ayrı bir tat
Sevdânın yerini gün gelir alırsa ayrılık
Hüzün ateşi alevlenir yakar bağrı heyhat
Kayınca düştüm yere
Her yanım yara bere
Dilimde de tüy bitti
Haksızı yere yere
(26 Kasım 2007/İST.)
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!