Ah ne kadar da yalnızım
bir bilebilseniz
Gökyüzünde parıldayan Ay'la Güneş
Yeryüzünde dalgalanan okyanuslar
Çöllerdeki kızgın kumlar
Uzayıp giden patikalar
Orman yangını gibi,
Sevdanla yandı gönlüm.
Her geçen gün kendini,
Cennette sandı gönlüm.
Suskun ayrılıktan,
Boşa geçen zaman
Benzer boşa akıp giden suya
Akan su geri gelmediği gibi
Akan zaman da gelmez aslâ geri
Bomboş kalıverir insanın elleri
Eser de eser yitik zaman yelleri
Yaşamak seninle güzel
Hayat seninle anlamlı
Bir sevdâ ki gönlümde
Hep benle, hep buralı
Kalbim çarpar her an
Aşk, aşk diye diye
Ruhun cehennem ateşi gibi ateşlerde
alev alev yanıp kavrulsa da
Başı göğe ermiş nice karlı dağlar
karşına dikilip yolunu kapatsa da
Acımasız çöllerde esen kavurucu
rüzgârlarla savrulan bir kum tânesi olsan da
Hoşgeldin yâ şehr-i Ramazan
Oldun sen onbir aya sultân
Sende indi mubarek Kur'an
Dünyâ'yı doldurdun hep nurlan
Bu ayda oruç farz kılındı
Gönül köşkümün, sen sultânısın.
Şifâsız derdimin, dermânısın.
Yaz çiçeğisin, bağrımda açan;
Can evimin yâr, tek cânânısın.
Neden yazları
saatler bir saat
ileri alınır acaba?
Günışığından daha
fazla yararlanmak için mi?
Ben size söyleyeyim
Elleri yirmi saniye sabunla ovup, yıka.
Asparagas haberlere kulaklarını tıka.
Tüm gereken önlemleri al, dezenfektan kullan.
Tokalaşma, sarılma, öpüşme, tedbirli davran.
Zorunlu haller dışında çıkmayın yurt dışına.
Yeni yılınız kutlu olsun
Yüreğiniz sevinçle dolsun
Dilekleriniz gerçek olsun
Gönlünüze mutluluk dolsun
(1 Ocak 2006 24:00/ İstanbul)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!