Arnavut kaldırımı taşlar...
Dar sokaklar...
Ağustos böcekleri senfonisine karışan kuş resitalleri...
Geçmiş zaman bahçeleri...
Gözlerim kapalı...
Leylaklar bir başka güzel...
Kıskanç, arsız, cesaretsiz yalnızlığım
Ya kilidini sağlam tut.
Ya biraz ufal, küçül hayatımda
Beni sevdamın kollarında uyut...
Küçük bir mucize istiyorum
Hiç bir ayrıntısında sen olma ama,
Hiç payın olmasın gerçekleşmesinde.
Hiç bir yolum sana çıkmasın,
Hiç bir anında mahsunluk ve hüzün yer almasın
Küçük bir mucizem olsun ama senle alakası olmasın...
Sevda geçer gözlerinden,
Adımı unuturum.
Sen, geçersin gözlerimden,
Ana dilim hatrımdan gider.
Seni düşünürüm, geceler boyu,
Hatırlayamadığım rüyalarla,
Öyle umman ki gözlerin,
Orda kaybolmaktan korkarım.
Söz söylemek kolay amma,
Anlaşılamamaktan korkarım.
Yüreğine yanmak, aşina yüreğime amma,
Ben asıl,
On dört yaşında bir deli çocuk,
Oyun çağından yeni çıkmış.
Sevinci öfkeye karışmış çoğu zaman.
Taştan almış hıncını,
Cana değmeye kıyamamış.
Adam olmayı hayal etmiş,
Bazen tüm sevgileri,
Öldürdüğümü sandığım oluyor,
Yüreğimde.
Ve şaşırmıyorum.
Gecenin kor bir yanı,
Sarmalıyor benliğimi.
Seviyorsan seviyorsundur.
İnatsız, yalın ve hatta direnişsiz.
Kendiliğinden doğan bir ışıltıyla.
Seviyorsan Seviyorsundur.
Mutluluğu uzaklığına rağmen
Sen
Karlı dağların prensi,
Neden bu kadar soğuk,
Bu kadar ulaşılmazsın?
Yüreğinde hiç mi volkanlar patlamaz?
Hiç mi kavurmaz seni sevda ateşi?
Ya şanssız bir mekanın,
Ya da, meçhul bir zamanın çocuğuyum.
Düşlerini tahterevalliye yüklemiş.
Kimsesiz bir rüzgarla sürüklenen...
Akibeti;
Bulunamayan dört yapraklı yoncayım.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!