Mavilere uyanamadım, buluta kesmişti gökyüzü.
Maviler giydim.
Mavilere bezenmek için.
İçim gibi aydınlansın istedim,
Kendi küçük evrenim ve kıpırtılar
Uzak şehir tenhalığı yalnızlığım
Ard arda nikotin sarısı
Bir sevda yarası
Bir gönül sızısı ki
Hiç sorma.....
Yanmışım....
Daha çıkmadan kınından bir hançer
Vurur mu? sevdayı bir akşamüstü…
Hiç yaşanmamış sevdalar eskiten
Bu kalbi kırık bu yorgun ahmak
Ölür mü? Kapın da bir akşamüstü.
Dilimi bağrıma bağladım çoktan
Ayrılığınla vur beni
Kan yerine gül damlar bağrımdan...
Can pazarında satılık olmayan ruhlar arıyor dünya
Yokluğunla yeni canlar doğar canımda...
Can bilir, dil susar da...
Biten bitmiş giden gitmiştir çoktan
Gece, şarap gibi dudaklarımda, acımtırak,
Ve içimde gizli bir korku, yaşamak.
Umut yenik düştü,
Umut yalnız düştü sevdama....
Gün ağarırken
Toprağa yağan çiğdin.
Yastığıma düşen düş gibi...
Pırıltın güneşim oldu.
Işığınla aydım.
Bildiğim bütün sarsıntılardan güçlüydü
Kirpiklerim ağırlaşıyor yine,
Korkuyorum...
...............................
Süzülme damlalara....
Karışma yabancı bir sonsuza....
Kıpırdama ne olur!
Gitme...
Yitirtme..
Bir kış gecesi başlayan yangınımı...
Senin şarkını dinliyorum..
Yanarak ölüyorum...
Susma ne olur,
Sen yoksun ya;
Ben hep bu yüzden hareketsizim...
Seni görmemişliğimden,
Hep bu körlüğüm...
Seni bekliyorum ya;
Hep bu yüzden uzaklara dalıp kalışım...
Bilirim hiç bir aşk bir diğerini doğurmaz.
Ve neden bilmem,
Hiç bir şey dünyamı, gözlerin kadar aydınlatmaz.
Bilinmeyen bir alemden sadece yansırsın
Ama öyle bir aydınlatırsın ki.
Gün ışığı loş kalır yanında.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!