Lügatım, āşk’ın sûresini kaybetmiş mukaddes kitabeleri okumaya yetmiyordu;
çünkü,
pişmiş toprakta yazılıydı benim insanî hakikatim;
evet,
toprağın tunç rahminde döllendik yağmurun dölüyle
kımıladuran tohumlara evrildik biz
ve
primatlardan piramitlere kadar tırmandık canhıraş
saç-baş-traş
insan olduk
ki bunu yazar Britannika ansiklopedileri
oysa ben "āşk”ı
milyonluk leğen kemiğinde değil;
Güneş'in rengini emen taşın silüetinde görüyordum
güneş kokuyordu çünkü:
umut kokuyordu..
Kayıt Tarihi : 27.11.2022 14:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hikayesi:
09/03/2022 | 00:54
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!