Taşçı baba türbesi Şiiri - Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
2802

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Taşçı baba türbesi

Taşcı Baba türbes,

Köy yiğidi o taşçı baba
Bir türbeyi bin kere hakkediyor
Kırdı dağ gibi taşları kırılmadı fakirliği
Kırdı dağdı gönül kabuğu ve taştandı
Hiraya aşkı vardı dağları kırdı
Ferhat dağları deldi
Taşcı baba dağ gib taşları kırdı
Hira aşkına uhut aşkına
Ağrı dağı aşkına ağrıda ve köyün de

Köy yiğidi o "Köy Güvercini" o veya "Taşçı Baba"
Köyümün o yiğidi kırdı dünya gurbetinin taş kabuğunu
Altın küpünü kıramadı rızık sofrasının
Kırılmaz taşmış rızkın kabuğu ve fakirlik kabuğu...
Kara zeytin kuru ekmek oldu payına düşen
Kara zeytin kuru ekmek oldu köyüne düşen...
Çoluğuna çocuğuna atına eşeğine tayına düşen

Bir beyaz güvercin oldu camilere
Anlamadı göklerce sevildiğini beyazlığının...
Mavi gök sevimli olur beyaz güvercin uçuşuyla
Takla at beyaz güvercinim diye bağırasım gelir
Kibir nedir bilmezdi öyle beyaz gönlü
Köylüleri kibrin ağında çırpınırken
Gönlü beyaz bir laleydi köyümüze...

Allah bir dedi o
Kafir seli akan sokaklarda o beyaz lale
İmandır ibadettir bu beyazı sevmek
Mavilikler için ölmek
Sevmek bu beyazı çiçek olmak...lale olmak
Ah lale kanatların olsa uçsan göklere

Şimdi hayalimde sen dağsın köy yiğidi
Ey beyaz adam dağ önüne durdu dağ gibi ağla diye...
Ağladın dağ gibi
Kırıldın kırmadın
İncindin incitmedin
Sen beyaz lalesin
Sen sarı çiçeksin bahçemde...

Öldün mezarın ağlasın şu dağ gibi
Beyazlığa aşkın dağ gibi

Mezarın susmuş dağ
Dağdı engeller karlı dağlar engel oldu sana...
Beyazlığın karlı dağların karlarıyla tanışmandandır...
Dağlar konuşur rüzğarla suskunluk sende büyük dağ gibi
Ve
Kıyam edecek mezarın alnında secde izleri
Öldün bir yıldız söndü üzdün bizleri
Dünya gurbetimizde eksilen yıldızdın
Öldün büyüdü dünya gurbetimiz...
Dağ gibi bir mezar kaldı senden

Dağları taşları kırdın kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Kesenin kabuğu...altın küpü rızkın
Öldün badem gözlü olmadın şimdi
Bir fakire kıymet verilmez bizim yörede
Bin kafire kıymet verilir bizim yörede
İşte cebine bakıldı ama
Alnına bakılmadı o çiçeğe bakılmadı...
Alnın zenginliğine bakılmaz bizim yörede
Gönlün zenginliğine bakılmaz bizim yörede
Sana türbe dikilmez bizim yörede.Puta heykele hurmet bizimyörede

"kör ölür badem gözlü olur"denilmiş denilmesin
Bizim yörede olmuyor arkadaş bu
O camilerin beyaz güverciniydi...
Okunmadı o kitab
O çizgiler secde izleri
Ah alnındaki çizgiler okunmadı

Taş gagalı güvercindi elleri
Alnına gül çizdi...Okunmadı

Taş kırmaktı işi gönül yapmaktı
Kırdı gönlünün taş kabuğunu
Secde secde gül çizdi alnına
Alnı okunmadı gönlü okunmadı

Ah alnındaki çizgiler okunmadı
Gömüldü o kitap seninle
Mezarın çiçek olacak mı bir gün
Bir türbe yapılır mı sana da bir gün
İnsanlar koşacak mı mezarına
O mezar gül gül kokulu...

Şanslısın sen
Gül"Telli baba"türbesi...
Bağlar iki gönlü birbirine
Telleri var yolları var...Telli babanın
Yalanlarıyla dikilen türbe
Bir yalan mı uydursam senin için de
Taşçı bana dikilsin türben diye
O mezar çınar tohumu toprağa
O mezar yiğitlik okulu...bilmez miyim

Sen camilerin beyaz güverciniydin...
Gömdüler seni mezara
O aceleciler
Sevinmişlerdi ölümüne belli..
Bari şimdi mezarında açan çiçekler okunsa ya
Yaprak gibi açılsın o dertler

Alnında gül var şu mezarda yatanın
Unutulacak bu mezar da büyük bir kitap gibi
Silinmez o secde izleri...ey mezar...
Sana" taşcı baba "diyesim var...anla beni
Bin yalan uydurasım var bilinesin diye...
Okuru olmayan kütüphane gibi şu köy mezarlığı
Sevilesin diye....bin yalan bin kese yalan...
Bin kese yalan uydurmalıyım bir altın kesesi...
Dikilsin bir türbe diye sana
Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 16:43:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!