Kömürcü baba Şiiri - Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
2654

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Kömürcü baba

Kömürcü baba

İşi karaydı babalığı beyaz...
Kömür kırmakla geçti ömrü
Kara kömür yedi binlerce ömür...
Ne kara azaldı ne kömür...ülkemde

Bayramdan bayrama şendi
Eli öpülürdü bayramdan bayrama
Elleri şendi gözleri şendi bayramdan bayrama
Bayramdan bayrama hatırlanırdı babalığı
Babalığı ömrünün en yüksek dağı
Babalığı ömrünün en yıldızlı dağı

Elinde kazma
Ayağında çizme
Ev yüzü mü gördü
Ev yüzü gördü bayramdan bayrama
Bayram
O kömürcü baba

Bayram
Bu babanın adı da Bayram
Bu bayram bayrama hasret...bir baba Bayram
Bu Bayram ömrünce görmedi bayram

Ya şu bayram
Gözü yaşlı gibi yine bu bayram
Bayramlar baba olalı görmedi bayram
O yıllarda benim ülkemde
Kara arsız karanlık hırsız ülkemde

Çocukları için
Gecesini gündüze kattı çalıştı
Çocuklarının yüzünü görürdü bayramdan bayrama
Babaydı yüreği kocaman bir dağdı
Yıkılırdı dağ gibi acılar üstüne
Kömürcüydü eli yüzü kömür karası
Yüzümü kara çıkarma derdi evlatlarına
Her öğüdünde...Dağdı karaya nefreti...
Dağdı çocuklarına şefkati
Kömürle karayla dağdı savaşı
Pirinç kadar küçüktü beyazdı sofrada aşı...
Ne kara kaderi yenebildi ne kara taşı
Kömürcü baba bir sabır taşı

Karadan kaçışı vardı bu babanın
Karadan kaçmıştı karaya
Kader seçimini yap demişti
Namus karası mı kömür karası mı

Deniz mavi bir derinlikti dalamazdı
Yüzmeyi bilmeyen
Kanatları yok ki uçsun göğün maviliğine

Karanlıktan kaçışı vardı bu babanın
Futbol maçını bile sevmezdi karanlıkta seyretmek
Ah Kara arsız karanlık hırsız ülkemde

Sisten kaçışı vardı bu babanın
İstanbul sisler altındaydı sahibsizdi...
Sahibsizdi bu babanın ülkesi ve kalbi
Duyguları hür olsa gözleri esirdi...

Çocuklarına sahib çıktı o baba
Bir tek gökler sahib çıktı o babaya...
Bir kazması vardı bir de çizmesi
Ezanına ülkesine sahib çıkması için

Ezanlar okunurdu ülkesinde ona bu bayram sevinci
Ne güzelsin ezan sesi
Günde beş vakit minare meyvesi
Kış-yaz meyvesini verdi minare
Gönlüne melhem derdine çare
Gönüldü kızı Gönül

Kömürcü baba hani hizmetçilerin olacaktı kapında
Derin dertleri de vardı kömürcü babanın
Üç kavga üç altın madalyası boynunda
Uykusu rüyası hayal dünyası koynunda
Kazması çizmesi ve babalığı dünya çapında

Alnı bir sarı çiçekti cennet toprağında
Şefkat akardı kömür gözlerden çocuklarına
Elleriyle okşamazdı çocuklarını kömür karası ellerinde
Çok kalın bir kabuğu vardı kömürcü babanın
Ferhata dağlar kabuktu Yusufa kuyu
Kömürcü baba hep çalıştı hiç sevmedi uykuyu
Kara arsız karanlık hırsız ülkemde

Kömürcü baba gönlü kömür olmayan bir baba
Kara gurbetlere sürmüştü onu kader
Beyaz elleriyle beyaz şiirler yazdı
Karaya kargaya kavgaya vurdu kazmayı
Kazması kazma değil kalemdi.Minareydi ezandı
Kömürcü babanın düşmanı ezendi...
Kazma elinde kalemi bu yazması çizmesi
Çok zor değil bakışlarını o kömür gözlerini çözmesi
Bayramlara aşıktı kömürcü baba
Evlatlara karışmaktı bayramlar
Bir rüya bahçesinde buluşmaktı bayramlar
Bayram
Kara arsız karanlık hırsız ülkemde...
Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 30.06.2026 19:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!