Bir devrin ihtişamı yansımış kayalara
Hattuşa kök salınca mümbitçe ovalara
Ne muazzam ordular gelip geçmiş buradan
Nice bin yıllar aşmış hayli zaman aradan
Eğer Halep ordaysa sen nerdesin ey insan?
Öyle sırtını dönmek olur mu böyle vicdan?
Beş yıldızlı otelde nutuk atmakla olmaz
Entel dantel tavrınla yana yatmakla olmaz
Tefekkür âleminde geçirir her demini
Ezeli vuslatıyla yoğurur matemini
Kur’an’ın gölgesinde ilhamı ayet ayet
Bilir ki feraseti Rabbinden rahmet rahmet
Sizi andık ey dostlar! Bir gönül bahçesinde
Huzur iklimleriyle yağan kar ensesinde
Yâd ettik anıları şair bülbül sesinde
Rüzgârla selam saldık göklerin nefesinde
Menfaatsiz dostluklar bir ömürle bitmez ki
Gölgeyle uğraşmaktansa karanlığa bir ışık yak
Miskin miskin yatmaktansa haydi durma ayağa kalk
02.12.2014
Haykır dualarını! Göklerin gül yüzüne
Gecenin kül rengiyle nur iner gündüzüne
Zamanı geri alıp söyle çocuk türkünü
Kapatıp gözlerini hesapla bak yekûnu
Bağır dağlara bağır! Ağlasın kara sular
Haykırmak istiyorum zalimlerin tahtına
Avaz avaz dağlara kar düşerken bahtına
Bombalar atılırken masumların üstüne
Ne acılar yaşanır hem bu güne hem düne
Zannetme ki seninle bitmez derdi çekerim
Sen efendi ben köle öyle sana sanma şekerim
İki damla gözyaşı döker öyle giderim
Bir sitemli bakışı çeker öyle giderim
Sana döner sırtımı yüzümüyse güneşe
Gizli bir hazineydi yüreğimdeki sevda,
İzhar olunca dilde ruhu durmaz gönülde,
Biz bire inanmışız ikilik olmaz canda,
Üç beş tebessüm kaldı gizli sevdalı gülde,
14.02.2015
“Bitirip şu kara kuru ekmeği
Göç etsem diyorum yar ellerine”
Mehmet Akif İNAN
Coşmuş derya deniz O’nun aşkıyla
Katılsam diyorum aşk sellerine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!