Bana masal anlatma içim yanmış efkârla
Ateş fıçısı dünyam etrafım dolmuş narla
Nerde insan hakları? Her gün gözyaşı ve kan
Ne vicdan ne de insaf mazlumlar olmuş kurban
Küfre patlamak için barut fıçısındayız
Ortadoğu kangölü nişan açısındayız
Filistinli çocuğun İsrailli tankıyla
Patlatıp beyinleri silah çatışındayız
Uyu gafil Müslüman yürek atışındayız
Gelecek bahar için zulümler kışındayız
Baharın umuduyla aynalarda arınış
Sihirli gündönümü gözlerinde yıkanış
Firuze bir efsane hayatta tatlı bakış
Biz aynada doğarız ayna bizden ayrılış
Vakit dor at hızıyla al şafak gün batıya
Hasreti yüklemişken deniz üstü martıya
Ömür denilen ne ki bir göz açıp bir yummak
Bir mekandan göçerek diğer mekana konmak
“Aliya İzzet Begoviç’in Ruhuna İthafen”
İslamin gür sedası Aliya’nın sevdası
Çağın bilge kralı vahdet onun hülyası
O Allah’ın rızası sonsuzluksa dünyası
I
Güneşten daha berrak Ankara sokakları
Hacı Bayram’da dua buseler dudakları
Kaleden inen hava okşarken yanakları
Her taşı bir emektir Ankara Sokakları
I
Gece sabaha karşı söyledik kutlu marşı
Yerler gökler inledi ayağa kalktı çarşı
And içtik kara göklere
Haykırdık tüm yüreklere
Büyükbabam anlattı öyle bir zaman varmış
Karakış yolu kesmiş Moskof etrafı sarmış
Osmanlı hasta adam saldırmışlar doğudan
Diri diri yakmışlar çoğu ölmüş korkudan
Allah demiş Bayburtlum içinden gelen sesle
Kop dağında durdurmuş Moskofu o nefesle
Melankoli bürür nurlu yüzünü,
Bırakırsın ona bütün özünü,
Katre katre yaşlar kaplar gözünü,
Her katreyi âşık maşukum sanar.
Aşkın ateşiyle sular da yanar.
Hüzün çöken yürekler her külfete bir nimet
Muharremin onunda Yaradan kılmış hikmet
Hazreti Nuh’tan beri kutlana gelen gündür
Türlü türlü lezzetle artıkça bol bereket
Bir hikmetin elinden ne de güzel aşure




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!