I
Ben uzak ülkelerin şafağında bir bulut,
Kafdağı’nın ardından sana varmak bir umut,
Hicranın kemendiyle hiç bitmez mi efkârın?
Acılarla yoğrulmak bu mu senin kararın?
Hüzün çöker yadına güneş ufka batarken
Bir yerlerde bir yürek "Allah" diye atarken
Uyuma deli gönül
Ya bülbül ol ya da gül
"Deli Halid Paşa'nın ruhaniyetine"
Aç bak bir tarihine nice ecdadın vardı
Her biri bir cengaver cihan onlara dardı
Allah Allah deyince yerler gökler oynardı
Kalplerindeki iman vatan için atardı
Türkü yakar Türkiye’m bayraktır hudutlara,
Güneş ihtişamlıdır göz kırpar bulutlara,
Kara toprak üstüne verilen emeklere,
Rüzgârın kestiği çam köklerinden yeşerir.
Şeceresi pak olan asaleti içerir.
06.11.2013
I
Ezeli ervahında ateş düştü gönüle
Goncalaştı hasretle dönüştü kızıl güle
Ateş-i aşk olunca feryat oldu bülbüle
Bir pervane misali
Duyguların çeşnisi rengârenk dünyadır aşk
Coşkuların cezbesi taşıp coşmaktır aşk
Kafdağı’nın ötesi gizemli rüyadır aşk
Simurgun arzusuyla yanmaya koşmaktır aşk
Gözlerin meylederse gönle müpteladır aşk
Gözleri Akdenizli
Bakışı ondan gizli
Gülce gülüşen sesi
Kekik kokan nefesi
O kesin Akdenizli
Kalbi Toroslar izli
I
Puslanmamış hakikat yansır mı aynalara?
Bilmem hangi marifet konmuş loş rüyalara
Turkuaz taneleri ışıldar asırlara
Söyle ey zalim ayna! Aşk kalmaz mı sırlara?
Merhamet profili çizilirken göklere,
Başbakanlar da ağlar bir nida yüreklere,
Sizde “ağlasaydınız anlardınız” insanı,
Ey bir leşmiş milletler taş kesilmiş vicdanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!